Yüz Yılın Deneyi 10 Eylül’de
İnsanlığın tarihi kadar eski olan “evren nasıl oluştu?” sorusuna cevap olabilecek deneye bir gün kaldı.
10 Eylül Çarşamba günü CERN’de (Centre Europeen pour la Recherche Nuclearie-Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) atom altı parçacık çarpıştırma cihazı çalıştırılacak.
Konu Kasım 2001 ‘de Tübitak’ın yayını olan Bilim ve Teknik dergisine BU şekilde konu olmuştu.
Bilim çevrelerinde CERN’deki deneye dünyanın en önemli deneyi olarak bakanların yanında felaket senaryoları üretenlerin de sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Bu felaket senaryolarından bir kısmı da CERN uzmanları tarafından küçük de olsa olasılık dahili olarak görülüyor.
KARA DELİKLER OLUŞTURACAK
Bunlardan ilki evrenin oluşumundaki büyük çarpışmanın bir benzerinin yaratılacağı deney sırasında açığa çıkacak yüksek enerjinin kara delikler oluşturacağı yönünde. Kara delikler uzayda tam olarak anlaşılmayan güçlü çekim bölgeleri olarak tanımlanıyor. Hala bilim dünyasının tam olarak aydınlatamadığı kara delikler ışığı bile emiyor. Çekim alanlarına giren tüm parçacıkları içine çektikleri için siyah görünüyorlar.
CERN uzmanları, deneyde mikroskopik ölçülerde kara delikler ortaya çıkabileceğini kabul ediyor.
Ancak iddialar bu kadarla sınırlı değil. Almanya’da Otto Rossler adlı Biyokimya Profösürü öncülüğünde bir grup, bu iddiayı daha da ileri götürerek, bu mikroskobik kara deliklerin zamanla birleşerek büyük bir kara delik oluşturacağını ve 4 yıl içinde tüm dünyayı yutacağını öne sürüyorlar. Bu gerekçeyle deneyi engellemek için, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuru reddedildi.
Hawaii’deki ABD Mahkemesi’ne de benzer gerekçelerle deneyin önlenmesi talebiyle dava açıldı, davacılar deneyde açığa çıkacak enerjinin maddelerin yapısında da köklü değişikliklere yol açacağını iddia ediyor. Davanın CERN açısından bağlayıcılığı bulunmuyor.
DÜNYAYI SIVIYA ÇEVİRECEK
Yüksek enerjiyle oluşan bir parçacığın dünyayı sıvıya çevireceği de ortaya atılan çok sayıda iddiadan biri. Bu iddialar İngiliz Astro-Fizikçi Stephen Hawking’in radyasyon teorisiyle de çelişiyor. Hawking, küçük kara deliklerin büyük olanlara oranla daha fazla radyasyon yaydığını ve radyasyonla kütle kaybeden küçük kara deliklerin daha hızlı bir şekilde yok olduklarını savunuyor.
Yayınladığı güvenlik raporuyla tüm bu iddiaları yalanlayan CERN uzmanlarına göre konuyla ilgili bilimsel tezler olmasa dahi doğa deneyin bir tehlike oluşturmadığını bizzat kanıtlıyor.
Cern Başkanı Robert Aymar, “Deneyle dünyanın yok olacağını öne sürenler var. Küçük kara deliklerin birleşerek büyüyeceğini, tüm dünyayı yutacağını söylüyorlar. Cosmik ışınlar doğal yollarla milyarlarca yıldır çok daha büyük enerjiler ortaya çıkarıyor. Şimdiye kadar hiçbir şey olmadı. Bu deneyle de olmayacaktır” açıklamasında bulundu.
GEÇMİŞE YOLCULUK YAPILABİLECEK
İki Rus matematikçi tarafından ortaya atılan bir diğer iddia da yine film senaryolarına aratmıyor. Matematikçiler Einstein’ın izafiyet teorisine gönderme yapıyor. Einstein izafiyet teorisinde uzayın en, boy, yükseklik ve zaman olarak 4 boyuttan oluştuğunu, yüksek bir enerjinin uzayda bozulmaya neden olarak zamanda bir tünel yaratabileceğini öne sürer. Irinia Arefeva ve Igor Volovich’e göre de deneyde ortaya çıkacak yüksek enerji zamanda bir kırılma yaratacak ve burada açılacak zaman tünelinden geçmişe yolculuk yapılabilecek.
Uzmanlar bu iddiaların fizik bilmeyen ve bu nedenle mevcut bilimsel tezleri de yanlış yorumlayan kişiler tarafından ortaya atıldığını vurguluyor.
Bu yazı toplamda 549, bugün 0 kez görüntülenmiş
If you enjoyed this post, please consider to leave a comment or subscribe to the feed and get future articles delivered to your feed reader.












Comments
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın