alpinaburana tarafından yazılmış tüm yazılar

Olberman: “Demiroren is WORST” (Demirören en kötüsü)

demirorenAmerika Birleşik Devletlerinde yayınlanan ESPN2 kanalının spor yorumcusu ve sunucusu olan Keith Olberman, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’i spor dünyasının en kötüsü ilan etti.  Galatasaray takımında formda giyen sporcular Drogba ile Eboue için Mandela’yı anan tişörtleri giydikleri sebebiyle disiplin soruşturması başlatılmasının ardından spor dünyasının en kötüsü seçtiği Demirören için esas tuhaf olanın Türkiye’den bir hükümet yetkilisinin de arka çıktığını belirtti. Spor Bakanımız Suat Kılıç’ı kastederek yaptığı bu açıklama için “sporcuların ifade özgürlüğüne karışmak ve Türkiye’nin uluslararası camiadaki imajına olumsuz etki” olarak nitelendirdi.

Ev Yapımı Pratik Kumpir

En güzel ve en ucuz yemek, şüphesiz ki herkesin de seveceği bir yemek, ama ille de kolay yapılabilir bir yemek… Patates tüm bu soruların cevap anahtarı olabilir.
Patatesi sevmeyen var mı? Çoluk-çocuk herkes patates sever, sevmeyen çok enderdir. Şimdi size kolay bir patates yemeği tarifi verelim.

Öncelikle patatesleri büyük olanından seçiyoruz; hani şu “kumpirlik” kocaman patateslerden… Sonra patatesleri bıçak yardımı ile yarıyoruz. Patates üzerine tarak gibi yarıklar açıyoruz ama kestiğimiz dilimleri patatesten ayırmıyoruz.

Bu dilim lerin arasına inde ince tereyağ dilimleri ekliyoruz. Birer dilim atlayarak; bir dilim tereyağ, bir dilim çedar (yada kaşar peyniri) ile patatesi tıka basa dolduruyoruz.

Sonra fırına veriyoruz.

Arzu ederseniz aralara krema da koyabilirsiniz.

İsterseniz, üzerine servis esnasında süs amaçlı krema veya kaşar rendesi de hazırlayabilirsiniz.

Ev yapımı kumpir iniz hazır. Afiyet olsun.

Zamanda yolculuk eden ünlüler!

Bir zaman makinam olsaydı ve zamanda yolculuk yapabilseydim kendime şunu sormam gerekirdi. Zaman yolcusunun el kitabı olsaydı, ilk kural ne olurdu? Kendinizi zaman yolcusunun yerine koyup düşünün… Bence ilk kural “asla gittiğin yerlerde fotoğraf çektirme” olurdu. Ne olursa olsun kimseye yakalanmamak, en azından daha sonraki nesillere delil bırakmamak adına, gittiğim tarihlerde fotoğraflanmak istemezdim. İzlerimi belirginleştirmek benim sırrımı ele vereceği için aşırı titiz davranırdım. Zamanda yolculuk eden ünlüler! yazısına devam et

Zamanda yolculuk mümkün mü?

Zamanda_yolculuk

İnsanoğlu’nun uzun zamandır kafasını karıştıran iki büyük sorun; “zaman” ve “hareket” birbirleriyle uyum halinde beynimizi karıncalandırmaya devam ediyorlar. Zamanda yolculuk mümkün mü, zaman’da ileri veya geri gitmek mümkün olabilecek mi, geçmişe gidip yaptığım hataları telafi edebilir miyim, geleceğe gidip sayısal loto sonuçlarını önceden görebilir miyim? Elbette insanoğlunun tüm bunları yapabilmesini mümkün kılan zaman makinası gerçek olabilir mi? İşin mizahi yönü bir tarafa, son günlerde internet aleminde dolaşan bazı fotoğraflar, zamanda geriye doğru yolculuğun mümkün olabileceği, hatta bazılarının çokta geçmişe dönüp “birşeyler” yaptığını belgeler nitelikte.

Chinese

Aralık 2008’de Çimde bir büyük bir mezarın açılması sonucunda, devasa tabutun taşlarının arasında minik bir detay tüm arkeologların dikkatini çekti. 400 yıl eski bu mezarda 10:06’yı gösteren zaman kazanmış durumuyla minicik bir saat bulundu. Hatta daha da garip olanı; bu saat görünümlü ve 10:06’yı gösteren plakanın arkasında “swiss made” yani isviçre malı ibaresi bulunmasıydı. 400 yıllık böyle bir mezarda, “modern” bir objenin karşılarına çıkması herkesin kafasını karıştırmıştı.

chinese_2

Kanada_goldenbridge2

1940’lı yılların başında Kanada’nın meşhur köprülerinden “Golden Bridge/Altın Köprü” açılışı sırasında toplanan kalabalığa spontane olarak yönlendirilen ve deklanşöre basılan kameranın filminden, böylesine “çağına göre garip” ve bize göre “tam zamanımızın modası” diyebileceğimiz bir fotoğrafın çıkması kuşkuları da arttırdı. Bu fotoğraf, Kanada’nın zengin kültürü ve tarihi anı’larından kesitler sunan “Virtual Museum of Canada” isimli Kanada’nın resmi web sitesinde görülebileceği söyleniyor.

Kanada_goldenbridge2

1928 yılında Charlie Chaplin filmlerinden birinde görünen “cep telefonu ile konuşan kadın” olayı ise başlı başına bir muamma olmaya devam ediyor.

cep_telefonu

Yazımızın ikinci bölümünde ise “ölümsüz ünlüler/zamanda yolculuk yapan ünlüler” konusunu işleyeceğiz.

 

Tasarımcının Alfabesi!

Güney Afrika’lı yaratıcı tasarımcı Emma Cook, reklam işlerinde çalışan yaratıcı grubun çocuklarına alfabeyi öğretebilmesi için yeni bir kart skalası tasarladı. “Flaş Kart” olarak tabir edilen bu kartlar, çocuklara alfabenin harflerini, hafızalarında kolayca kalabilecek şekilde öğretmek amacıyla tasarlanmış olan atalarının aksine, işin “creative” boyutunu da çocukluktan öğretmekte kararlı gibi görünüyor. Apple bilgisayarlar ve Apple cihazları, DSLR kamera sistemleri, tablet ve diğer tasarım cihazlarından esinlenerek yapılan bu kartlar, işini ciddi bir şekilde yapmış olan bir tasarımcının elinden çıkmış gibi görünüyor.

Güney Afrika Cape Town’da yaşayan sanatçı; “burada hem çalışıyorum hem eğleniyorum” diyerek tüm eserlerine kattığı mizahi yanını da ortaya çıkararak, mizahın aslında eğitimde de ne denli önemli bir öge olduğunu bir kez daha ortaya seriyor.

Bu günün çocuğu, geleceğin tasarımcısı olan çocuklara işin alfabesini öğretmek için tasarlanan bu kart serisi şuradan detaylı olarak incelenebilir. Ayrıca tasarımcının diğer ürünlerini de bu adresten görmeniz mümkün.

Teknolojinin sağlığımıza faydası olur mu?

C21010 iHealth iphone_ekg medisana52300Teknolojinin ve mobilitenin sürekli artan bir hızla gelişmesine paralel olarak sağlık sektörü de ciddi değişimler geçirebilecek mi? Çok kısa bir süre öncesinde tv’de yayınlanan bir reklamda; büyük bir özel hastane ile vodafone’un, sim kart destekli cihazlar sayesinde, hasta takip programı yürüttükleri dikkatimi çekmişti. Geliştirilen sistem “şimdilik” sadece acil durumda müdahaleyi kapsasa da teknolojik cihazlar acaba evdeki “acil servis” veya “mobil doktor olabilirler mi?

Artık “cep telefonu” demenin ayıp olacağı android ve IOS bazlı cihazlar hızla cebimize girmeye başladılar. Teknolojiye olan ilgi arttıkça, teknolojinin kullanıcıya olan ilgisinde de paralel olarak kaçınılmaz bir artma olduğu gerçeği de yadsınamaz. Küçük birer “bilgisayar” olarak adlandırılan mobil cihazlar, acaba bizim sağlığımızla da ilgilenebilecekler mi? Yada bu konuda bize yardımcı olabilecekler mi?

İnternetin, iphone ve ipad’lerin, android tablet ve telefonların sadece “facebook”da resim paylaşmak için yapılmadığını anlamaya başladığımız şu sıralarda, her miktarı hem de kalitesi artan tüketici kitlesi sayesinde, mobil cihazlar, eğlence ve sosyal medya uygulamalarının dışında da bir pazar payı -dolayısıyla da satış kitlesi” olduğu farkedip sağlık sektörünü de mobiliteye sokmaya başladılar.

Şu an evimizde kendi başımıza tahlil yapmamız mümkün görünmüyor. Ancak; evimizde kullabileceğimiz tansiyon ve kan şekeri ölçme aletlerinin android ve ios bazlı platformlara adaptasyonu şimdiden başladı. Evinizdeki tansiyon cihazı, günlük rutin kontrollerinizin neticelerini doktorunuza internet üzerinden gönderebilir, şeker tahlili neticeniz diyabet merkezinde otomatik olarak biriktirilebilir duruma gelmeye başladık.

Önümüzdeki yıllarda; elektronik doğum kontrol cihazları, kişisel sesli görüntüleme sistemleri (ultrasound), tansiyon ölçen ve internete giren saat, elektonik ateş ölçer vb… cihazların artmasıyla sağlık sisteminde yeni bir boyut ortaya çıkmış olacak: “MOBİL HASTA TAKİBİ”. Bu sisteme şimdiden yatırım yapmaya başlayan, bütçesi yüksek bazı hastaneler, umarız ileride sosyal sağlık kurumlarına da ön ayak olabilmeyi başarabilirler.

Değişen  yaşam şartları doğrultusunda teknolojiye sürekli aç olarak yetişen yeni nesiller, uzaktan kontrol sistemi ile böylece, belki de tip2 diyabet, obezite ve istenmeyen gebeliklerden korunma konularında daha başarılı olarak yaşayabilirler.

Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırdıkça ve daha iyi yaşamamızı sağladıkça başımızın tacı olmaya devam edecektir.