Kategori arşivi: Bilgi

Bilgi dağarcığınızı güncelleyecek, günü geldiğinde lazım olacak bilgileri içeren kategori başlığıdır.

Gittigidiyor Arama Sonuçları Güncellenmiyor 17 Mayıs 2015

gittigidiyor

Gittigidiyor’un arama sonuçlarında bu aralar bir sorun var. Son 1 aydır eklediğim ürünler arama sonuçlarında geç görünüyordu fakat bu kez rekora gidiyor. 3 gün önce girdiğim 30 adet ürün, sonraki gün girdiğim 2500 adet ürün ve dün girdiğim 150 adet ürün halen arama sonuçlarında yer almıyor. Ürünü temsil eden kelimelerin veya kelime kümelerinin hiç birinde çıkmıyor. Hatta oldukça spesifik bir üründe bile (bir tek benim ürünümün çıkması muhtemel olan bir ürün) görünmüyor.

Tabi herzaman olduğu gibi Gittigidiyor yetkililerine mesaj attık ancak bir cevap alamadık. Düzelcek umuduyla bekliyoruz.

Gittigidiyor’u kullanan satıcılardan biri olarak zaman zaman yaşamış olduğum problemleri ve Gittigidiyor’la ilgili tecrübe ettiklerimi ve zaman içerisinde edindiğim bilgileri ve tüyoları burada sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Gittigidiyor’da Turbolist kullanımı, Gittigidiyor’da ön sıralara çıkmak için gizli kalmış tüyolar, Gittigidiyor’da yaşamış olduğum sorunlarla ilgili ara ara yazılarım olacak. Yine sormak istedikleriniz olursa yorum kısmından dilediğiniz soruları sorabilirsiniz. Cevaplamaya çalışırım.

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücudunuzda Yaşananlar…

sigara_birak

Sigaranın zararları konusunda burada bilinen şeyleri tekrar tekrar yazıp sizi sıkmayacağım. “Lan olm bırakın şu sigarayı” diye de ahkam kesmeyeceğim. Söylemek istediğim sigarayı bıraktıktan sonra vücudunuzda yaşanan değişimler…

Sigarayı bıraktıktan sonra kısa dönemde ve uzun dönemle vücudunuzun yaşayacağı değişimler. Bırakıp bırakmamak tamamen sizin seçiminiz.

6 SAAT SONRA

  • Kalp atışlarınız yavaşlar ve buna bağlı olarak kan basıncınız düşer.

BİR GÜN İÇİNDE

  • Neredeyse tüm nikotin kanınızdan atılıyor.
  • Kandaki karbon monoksit seviyesi düşerken oksijen kaslara ve kalbe daha rahat ulaşmaya başlıyor.
  • Parmak uçlarınızdaki ısı artıyor ve elleriniz daha az titriyor.

BİR HAFTA İÇİNDE

  • Tat ve koku alma duyunuz gelişiyor.
  • Akciğerlerinizin normal temizleme sistemi tamire başlıyor, vücuttaki katran mukus ile dışarı atılıyor.
  • Kan değerleri ve C vitamini gini koruyucu antioksidanlar yükseliyor.

İKİ AY İÇİNDE

  • Hırıltı ve öksürüğünüz azalıyor.
  • Bağışıklık sisteminiz güçleniyor ve böylece bakterilerle daha iyi savaşabiliyorsunuz.
  • Kanınız daha az kalın ve yapışkan, ayrıca el ve ayaklarınıza kan akışı daha güçlü.

6 AY İÇİNDE

  • Akciğerleriniz daha iyi çalışıyor, daha az balgam üretiyor.
  • Kendinizi daha az stres altında hissediyorsunuz.

1 YIL SONRA

  • Daha rahat nefes alıyorsunuz ve akciğerleriniz daha sağlıklı.

2 İLE 5 YIL İÇİNDE

  • Kalp krizi ve inme riskinizde büyük bir düşüş var ve bu risk zamanla da azalacak.
  • Kadınlarda beş yıl içinde rahim kanseri riski hiç sigara içmeyen bir kadınla aynı düzeye iniyor.

10 YILDAN SONRA

  • Akciğer kanseri riskiniz içen birisine göre azaldı.

15 YILDAN SONRA

  • Kalp krizi ve inme riskiniz hiç sigara içmemiş biriyle neredeyse aynı seviyede.

 

Sigarayı bırakma fikrinde sağlık öncelikli akla gelen faktör. Bunun dışında örnek olacağınız çocuklarınız ve ekonominize yapacağınız katkı (bir ev kirası kadar) da işin cabası. Gerisi tamamen size kalmış.

Dosya Masrafınızı Geri Aldıran Dilekçe Geldi :)

Dosya Masrafı iadesi

Bankalardan çekilen kredilerden alınan dosya masraflarını geri almakla ilgili birçok şey söyleniyor. Tüketici Hakem Heyetleri belli bir limite kadar olan başvuruları kabul ederken bu limitin üzerindeki başvurular için bankayı mahkemeye vermeniz gerekiyor. Bu konuyla ilgili yeni gelişmeler umut verici. Mahkemenin almış olduğu emsal karar dosya masrafı iadesi konusunda ağırlıklı olarak tüketicilerin lehine karar veriyor. Peki bu dosya masrafını almanız için izlemeniz gereken basit yol nedir? Şimdi biraz onlardan bahsedeyim.

Bunun için iki yol var. Ya bir avukatlık bürosuyla anlaşırsınız veya dosya takibini siz yapabilirsiniz. Bana göre bu işlem için Avukat tutmanıza gerek olmayacak. Ancak uğraşamam derseniz bir avukat tutabilirsiniz. Zaten davayı kazanmanız durumunda tüm masrafları Avukat bankadan alacaktır. Ama dediğim gibi aşağıdaki yazıyı okursanız avukat tutmadan kendiniz dava açıp dosyanızı takip edebilir, bankaya ödemiş olduğunuz  dosya masrafını en yüksek faiziyle birlikte geri alabilirsiniz.

Öncelikle yazmanız gereken bir dilekçe var. Bu dilekçeyi buradaki DOSYA MASRAFI DİLEKÇESİ linkten indirebilirsiniz.

Bu dilekçeyle bulunduğunuz bölgeye bakan adliyeye başvurunuzu yapacaksınız. Başvuru yapmadan önce bankaya bu paraları ödediğinizi gösteren belgeleri hazırlamalısınız. Bunlar dekont veya hesap özeti olabilir. Hesap özeti isterseniz bankalar sayfa başına 50 tl gibi abuk subuk paralar isteyebiliyorlar. Siz hesap özeti yerine dekontunuzu isteyin. Yokuş yapsalar da vermek zorundalar. Dekontlarda ayrıntı yazmayabilir. Birkaç işlemin bir arada olduğu dekontlarda açıklama yazmıyor. O yüzden her işlem için ayrı bir dekont isteyin.

Yani şöyle örnek vereyim;

1.000 tl dosya masrafı verdiniz
500 tl eksperzi ücreti verdiniz

Dekontta ikisi birden görünürse 1.500 tl ‘nin neye ait olduğu ayrıntılı yazmıyor. Oysa ki 1.000 tl lik dosya masrafı için ayrı, 500 tl’lik ekspertiz ücreti için ayrı dekont isterseniz buralarda ayrıntı yazıyor. Bu şekilde alın boşuna para ödemeyin.

Şayet tüm bu işlemlerden de sizden para talep edecek olurlarsa yapmış olduğunuz bu ödemelerin dekontunu da mahkeme dosyanıza ekleyebilir, bu ödemiş olduğunuz parayı da isteyebilirsiniz.

Dikkat etmeniz gereken bir başka husus da bankadan dosya masrafınızı geri isterken faiziyle birlikte istemek. Şayet sadece dosya masrafını isterseniz size ödemiş olduğunuz paranın tamamını öderler. Bu yüzden dosya masrafınızı dönem içindeki en yüksek banka mevduat faizine göre istemelisiniz. Tüm bu detaylar dilekçede hazır geliyor. Sizin yapmanız gereken  dilekçeyi doğru bir şekilde doldurmak.

Mahkeme dosyasına eklemeniz gereken bir diğer şey de nüfus kayıt örneği. Bunu da bulunduğunuz bölgedeki nüfus idaresinden temin edebilirsiniz.

Daha sonra tüm evraklardan birer fotokopi alın. Asıllarını kendinize ayırın ve fotokopilerini de dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye verin. Mahkeme başvurusu sırasında 130 tl mahkeme ücreti ödeyeceksiniz. Mahkemenin yoğunluğuna göre 15-20 gün gibi kısa bir süre sonra da size mahkeme tarihi vereceklerdir.

Yani kısaca banka kredisine ödediğiniz dosya masrafını geri alabilmek için izlemeniz gereken adımlar;

  • Dosya masrafını ispat eden dekont ya da dekontlar (Banka şubesinden alabilirsiniz)
  • Nüfus kayıt örneği (Bölgenizdeki nüfus müdürlüğünden alabilirsiniz)
  • Dava dilekçesi (dilekçeyi buradaki DOSYA MASRAFI DİLEKÇESİ linkten indirebilirsiniz.)
  • Mahkemeye başvuru sırasında 130 tl mahkeme masrafı

Kolay gelsin…

Deprem Işıkları Erken Uyarı Sistemi Olabilir mi?

deprem

Amerikalı deprem uzmanları deprem öncesi gökyüzünde görünen şimşek benzeri ışık patlamalarının yer kabuğundaki hareketlerden kaynaklanıyor olabileceğini söylüyorlar.

Yakın tarihte Japonya ve İtalya’da gerçekleşen depremlerden az önce gökyüzünde açıklanamayan ışıklar tespit edilmişti.

Uzmanlar buna yer hareketlerinin sebep olabileceği elektrik yükünün yol açabileceğini düşünüyor.

Uzmanlar bir kap dolusu un ile yaptıkları deneyle tamamen yeni bir fiziksel olguyu keşfettiler. Edindikleri bilgileri de Denver’deki American Fizik Birliği konferansına sundular.

İlk önce hata zannettik…

New Jersey Rutgers Üniversitesi’nden Profesör Troy Shinbrot, “Önce burda bir hata yaptığımızı düşündük” diyor.

“Un doldurulmuş bir tabağı içinde kırıklar oluşacak şekilde salladık. Bu hareket 200 volt seviyesinde bir elektrik yükü oluşturdu. Niçin böyle olduğunu açıklayabilecek bir fizik kanunu henüz bilmiyoruz. Bu çok yeni bir şey” diye açıklıyor.

Bu deney daha sonra un yerine başka toz ya da granül maddelerle de tekrarlandıysa da ortaya hep aynı elektrik enerjisi çıktı.

Eğer jeolojik fay hatlarında da bu durum aynı şekilde sonuç veriyorsa, toprakta meydana gelen kayma ve çatlamalar sırasında oluşan sürtünmeyle ortaya milyonlarca voltluk statik elektrik yükü çıkarması lazım.

Bu da depremlerden önce gökyüzünde görülen ışığın açıklaması olabilir ve bu yaklaşan depremleri haber veren bir tür  erken uyarı sistemi olarak kabul edilebilir.

Voltaj alanları

Deprem ışıklarına 300 yıldır kayıtlara geçiyor olsa da uzmanlar bunları yakın zamana kadar bilimsel bir gözlem olarak ciddiye almıyordu.

Fakat doğa olaylarının artık çok yaygın olarak kaydedilebiliyor olması bu görüntülerin internet ortamında yayınlanabilmesi ile durum değişti.

Fukuşima ve L’Aqila depremleri esnasında tespit edilen ışıkların video kaydı alındı internette  paylaşıldı.

Fakat her deprem öncesinde bu ışıklar tespit edilemiyor veya açık gökyüzünde her ışık göründüğünde bunu bir deprem izlemiyor.

Profesör Shinbrot, “Şimdi bu ışıkların neden bazen görünüp, bazı diğer deprem durumlarında görünmediğini anlamaya çalışıyoruz” diyor

Evde Uçan Balon Nasıl Yapılır

ucan_balon

Evde balon şişirmek kolay da uçan balon yapmak nasıl olabilir? Bu yazıda size bu konuda yardımcı olmaya çalışacağım zira evinizde çocuk varsa ve onu eğlendirmek istiyorsanız uçan balonlar bu gibi durumlarda başvurulan seçeneklerden birisi.

Bunun için en kolay seçenek helyum gazı satın almak. Bulabilseniz bile pahalıdır o yüzden bu seçeneği anlatmıyor sadece bilgi mahiyetinde yazıyorum.

İlk yöntem biraz tehlikelidir. İkinci yöntem daha kolay ve tehlikesizdir. Tercih size kalmış.

Birinci yöntem.

Uçan balon için gerekli malzemeler:

*10×10 boyutlarında 1mm genişliğinde çinko levha. Nalburlardan edinebilirsiniz veya boş pil varsa onun kabını çıkartın. Pilin saran metal kısım çinkodur. Onu penseyle yardımıyla güzelce ayıklayın. Tabi çinkoyu pilin kömüründen tamamen ayırmalısınız. 5 tane pil yeterli olacaktır.

  • 500ml (yarım litre) tuz ruhu
  • Yarım litrelik (500ml ) boş bir pet şişe

Yapılışı:çinko levhaları pet şişenin içine girecek kadar parçalara bölün.

  • balonu önce kendi nefesinizle şişirinki balon biraz esnesin ve şişik dursun. 5 dakika sonra havasını indirin.
  • herhangi bir yaralanma olmasın diye elinize bulaşık eldiveni giyin.
  • yanınıza su alın biraz (ters bir durumda gerekebiilir) veya mümkünse banyoda yapın bu işi.

Şimdi uçan balonu yapmaya başlıyoruz.

  • Çinko parçalarını pet şişenin içine atın ve üzerine tuz ruhunu doldurun. Şişenin tam ağzına kadar doldurmayın 2cm kadar boşluk bırakın.
  • Sonra pet şişenin ağzına balonu takın. Balonu şişenin üzerinden bağlayın ki hava dolarken şişenin ucundan çıkmasın.
  • Balon şişene kadar (yaklaşık yarım saat 45 dakika kadar) bekleyin. Sonra balon şişince pet şişenin ağzından çıkarın ve balonun ağzını bağlayın.
  • Elinizi, ayağınızı, banyoyu güzelce yıkayın. Şayet elinize tuz ruhu falan damlarsa derhal bol suyla yıkayın.
  • Eğer balonun daha hızlı şişmesini istiyorsanız tuz ruhunun içine PERHİDROL (eczane de vardır pahalı değildir.) 2-3 kapak perhidrol koyun asit daha etkili olur.

Balonun içindeki gaz tehlikeli ve yanıcı bir gaz olan Hidrojen gazıdır. Çok dikkat edin, balonu sıcak bir yere yaklaştırmayın. Asla ateşle yaklaşmayın veya ateşe atmayın, patlar!

Şimdi gelelim ikinci yönteme şöyle…

İhtiyacımız olan melzemeler

Karbonat, sirke, balon, şişe ve huni.

Yapılışı;
Balonların içine ikişer kaçık karbonat koyun. Bunu huni yardımıyla yapabilirsiniz.

Daha sonra şişeye bir miktar sirke koyun ve balonu sirkeye takın. Bunu yaparken de balonun içindeki karbonatın şişeye dökülmemesine dikkat edin. Balonun ağzını şişeye bağlayınız ki şiştikten sonra şişeden fırlamasın. Balonunuz yavaş yavaş şişecektir.  Yeteri kadar şiştikten sonra da balonu iple bağlayabilirsiniz.

Beyoğlu Semtinin Adı Nereden Geliyor?

Beyoğlu

İstanbul’un tarihi semtlerinden biri olan Beyoğlu’nun adının nereden geliyor. Bu sorunun cevabı aşağıda…

Alvise Gritti ya da bilinen unvanıyla Beyoğlu (1480 – 29 Eylül 1534). I. Süleyman döneminde Osmanlı-Venedik ilişkilerinde önemli bir rol oynayan Gritti, Osmanlı’nın bir anlamda diplomatik danışmanlığını üstlenmiş bir tüccardır.

Venedik devlet başkanı Andrea Gritti’nin İstanbul’da doğan gayrimeşru çocuklarından biridir. Annesinin Rum olduğu bilinmektedir. Diğer gayrimeşru doğan kardeşlerinin aksine Alvise, İstanbul’u benimsemiş ve burada yaşamaya karar vermiştir. Gritti, İstanbul’da bulunduğu süre boyunca tüccarlık yapmış ve özellikle şarap, altın, gümüş, safran, tuz ve buğday ticaretinden bir servet edinmiştir. İstanbul’da ki Beyoğlu semtinin ismi ona dayanır.

Sultan Süleyman’ın saltanatının ilk yıllarında sadrazam Pargalı Makbul İbrahim Paşa ile yakın ilişkiler kurmuş ve onun danışmanlığını üstlenmiştir. Gritti, babasının da nüfuzunu kullanarak Venedik balyosunun maslahatgüzarlığını da üstlenmiştir. Böylece hem Osmanlı sarayına hem de Venedik elçiliğine bilgi taşıdığı söylenir.

Alvise Gritti’nin Venedik hükümdarı Andrea Gritti’nin oğlu olarak Osmanlı’yla çok yakın ilişkilerde bulunması Avrupa’da hoş karşılanmamıştır. Alvise Gritti Osmanlı’nın Macaristan üzerine yaptığı seferlere katılmış, Mohaç Meydan Muharebesi sonrasındaki barış heyetinin içindede bizzat yer almıştı.

Sarayla kurduğu yakın ilişkiyle birlikte gücüne güç katan Alvise Gritti, 1531’de Müslüman olduğunu ilan etti. Bu durum Avrupa’da büyük sansasyon yarattı. Alvise’nin Venedik devlet başkanı Andrea Gritti’nin oğlu olarak Müslüman olup Türkleşmesi Venedik’i zor duruma düşürdü. Alvise’ye duyulan nefret Habsburg yanlısı Macar beylerinden birinin onu oğullarıyla beraber tuzağa düşürerek öldürmesi ile sonuçlandı. Alvise’nin ölümünden iki yıl sonra da sadrazam Makbul İbrahim Paşa idam edilmiş ve bu durum Osmanlı-Venedik savaşlarının yeniden patlak vermesine önayak olmuştur.

Alvise Gritti’nin eğlenceye çok düşkün olduğu, Macaristan seferlerinin sonucunda getirdiği birçok antik heykeli sarayına diktiği, birçok sanatçı ve bilim adamını sarayında ağırladığı bilinmektedir. Galata’da bulunan babasından kalan sarayı daha da büyütmüş ve bu saray ileride semte de adını verecek olan “Beyoğlu Sarayı” adıyla anılmaya başlanmıştır. Saray günümüze ulaşamamıştır.

Klozetten Çıkan Fare

Geçtiğimiz hafta annemin evinde fare alarmı vardı. Hem de dördüncü kattaki bir dairede oluyor bu olay. Evde iki wc var biri eski tip kullanılmayan alaturka. Zamanında orayı birşeylerle doldurmuşuz sonra da kontrol falan etmedik tabi. Oradaki ıvır zıvırı kemirmiş ve çıkmış, mutfağa varmış. Ankastrenin arkasına yerleşeli 1-2 gün ya olmuş ya olmamış. Dayımla birlikte başladık hayvanı aramaya ama nafile. O kadar iyi saklanmış ki bir ara annemin hayal gördüğünü bile düşündüm desem yalan olmaz. Ta ki bu düşünceye dalmış hatta varsa bile farenin evi terketmiş olma ihtimaline inanırken annemin çığlıklarına kadar. Tabi tekrar işe koyulduk.

Önceden yaptığımız birtakım hazırlıklar var, bunları size de anlatayım. Şayet böyle kötü bir olay başınıza gelirse bir fikir versin yoksa çok kötü günler geçirebilirsiniz.

Farenin bulunduğu alanından dışarı çıkabileceği kapıları mutlaka kapalı tutun. Olur da can havliyle yerinden çıkar ve evin içinde kaybolursa o saatten sonra iş çok zorlaşır. Biz kapıları kapattık, elimize aldık süpürgeleri. Ayağımızda terlikler (bu bir hataydı az sonra anlatacağım nedenden) fareyi arıyoruz. Ara, ara, ara ve derken çatal bıçak çekmecesini yavaşça çekince arkada olduğunu gördüm. Çekmeceyi ileri çarpmamla birlikte fare kendini lavobonun altına doğru attı ve oraya sindi. Dayım orayı dürtünce baktı artık yapacak birşey yok fırladı yerinden zıpkın gibi. Geldiği yöne doğru yöneldi ama baktı yol kapalı. Bu kez döndü öbür tarafa doğru fırladı. Biz bir yandan süpürgeleri sallıyoruz. O kadar hızlı ki Speedy Gonzales sanki… Ben az önceki hareketli dakikalarda terlik ayağımdan çıkmış olduğunu farketmeden ayağımla iteleyip vurayım dedim fakat o kadar çevik bir hareketle döndü ve ayağıma saldırdı ki ısırması bir oldu. Ben de şükür iyi refleks gösterdim ve ayağımı çektim ancak ayağımdaki çorabı kaptı dişleriyle. Ayağımı havada sallamamla ısırdığı çorabımı kopardı ve tekrar yere düştü. Bir kaç vuruş ve derken nihayetine erdirdik.

Peki fareden korunmak için neler yapılabilir.

Alaturka tuvaletlerde Wcmatik diye bir kapaklı zamazingo var, o bir fayda sağlayabilir ancak kesin çözüm değil. Kanalizasyon giderinize çekvalf taktırmanız sanki biraz daha garanti gibi geliyor. Bu zararlı kemirgenlerin ne kadar büyük ve iğrenç olabileceklerini anlatmama gerekek yok. Üstelik “klozetten fare çıkmaz” efsanesine inananlardansanız “klozetten fare çıkar mı ?” videoyu izleyin…