Blogspot Açılmıyor. Peki Nasıl Açmalı? İşte Cevabı.

Açılmayan Blogspot sitelerini açmak için şimdilik DNS değiştirmek yeterli oluyor. Ben Açık Dns ve Comodo Dns’lerini kullanarak gayet rahat giriyorum. OpenDNS için de durum büyük ihtimalle aynıdır. Benim de tercihim olan yerli ve güvenilir bir oluşum olan Açık DNS serverleri Türkiye’de olduğundan Open DNS ve Comodo DNS’e göre daha hızlı olacağını unutmayın. Kararınızı verirken bunu da göz önünde bulundurun. Tercih sizin…

Açık DNS: 88.248.155.141 – 88.248.155.142

Comodo DNS: 156.154.70.22 ve 156.154.71.22

Open DNS: 208.67.222.222 – 208.67.220.220

Dns nasıl değiştirilir? Dns değiştiremiyorum, Dns de nedir gibi sorular kafanızda varsa hiç hiç uğraşmayın. BURADAKİ otomatik dns değiştirme programı indirin. Sizin yerinize dilediğiniz DNS i atasın bilgisayarınıza.

Windows 7 ve Windows Vista kullanıcıları için programın üreticisinin bir uyarısı var.

Programı çalıştırıp DNS adresi değişikliklerini uygulamak isteyen Windows Vista/7 kullanıcıları “Dns’i Uygula” butonuna basıp uygulamanın başarılı olduğuna dair uyarıyı görmelerine rağmen DNS sunucu adresleri değişmiyorsa programı açarken üzerine sağ tıklayıp “Yönetici olarak çalıştır” seçeneğini kullanmaları gerekmektedir. Bu sorun Windows Vista/7 içerisindeki “User Account Control (UAC) / Kullanıcı Hesabı Denetimi” ayarlarınızdan kaynaklanmaktadır.

Şimdiii… İşinizi gördüyseniz gelelim işin muhabbet kısmına.

Sabah uyandığımda, yüzümü yıkadığımda, dışarı çıktığımda, otobüse bindiğimde ve işe gittiğimde… İşten çıkıp eve gelmek için tüm bunları tekrar yaptığımda; şaşırmıyorum! Artık bir site yasaklandığında da şaşırmıyorum çünkü hayatımızın bir parçası oluverdi. Hakikatten ciddi bir durum. O kadar alışıldık ki şaşırmıyoruz. Aslında şaşırmalıyız çünkü anlaşılır gibi bir şey değil.

1 Mart 2011 tarihinde Diyarbakır bilmem kaçıncı mahkemesi kararıyla Blogspot uzantılı domaine erişim engellenmiş. Bu konuda dava açan Digitürk (haklı gerekçeleri var) davayı kazanıyor ve küt şalter iniyor. Yine pire için yorgan yakıldı. Blogspot kapatıldı.

Oysa ki Blogspot uzantısı üzerinde blog yazarlığı yapan ne kadar saygın bloglar var ve ne kadar bilinçli, kalemi güzel arkadaş var. Hepsinin emekleri bir seferde yok ediliverdi. Peki bu insanların bunca zamanki bilgi birikimleri, emekleri, seslerini duyurmak için yazdıkları üç beş satırı bu şekilde hiçe sayan zihniyete karşı hangi mahkeme hakkımızı savunacak. Hangi mahkeme karar verecek…Bu yönde karar verenleri şikayet edeceğimiz bir mahkeme olmadığı için kendilerini ve bu işe ön ayak olanları vicdan mahkemelerine sevk ediyorum.

Geçtiğimiz aylarda malum Youtube yasaktı. Youtube’nin Türkiye’deki internet kullanıcılarına yasaklanmasına sebebiyet verilen video (Atatürk’e hakaret görüntüleri içeren bir video) videoyu yükleyen kişi ya da kişiler tarafından kaldırılıyor. Malum şimdi sıra yasak kararını veren mahkemeye durumu işaret edip Youtube erişimini Türkiye’deki internet kullanıcılarına açmak. Mahkemeye gerekli başvuru yaplıyor. Deniyor ki “İlgili video kaldırılmıştır. Siteyle ilgili yasağın da kaldırılması..vs..vs..” Buraya kadar güzel. Ancak şöyle bir paradoks söz konusu. Youtube Türkiye’den erişimi yasak olduğu için ilgili mahkeme Youtube’ye girip videonun kaldırılıp kaldırılmadığını kontrol edemiyor. Bu sebepten Youtube’nin açılması mevzusu beklemeye alınıyor. Derken bir “uzman” çağrılıyor. Sihirli değneğiyle mahkemenin bilgisayarının DNS ve Host dosyalarına dokunuyor ve Youtube açılıyor. Gerekli kontroller yapıldıktan sonra Youtube’nin erişimi Türkiye’den açılıyor.

Yasaklar, yasaklar, yasalaklar… Hayatımızın bir parçası olan bu garip durum hantal kanunlar ve işleyiş mekanizmaları arasında daha da içinden çıklımaz bir hal alıyor. Tüm bunları değiştirmek, haksızlığa uğrayanın hakkını savunmak, hakkı savunurken diğer insanların da hakkına tecavüz etmemek kanunların ve kanun koyucuların işi. Ancak gelin görün ki bunun tam tersi oluyor. Yasaklanıyor, yasaklanınca daha da reklamı oluyor.

Küçük bir not: Youtube yasaklı olduğu dönemlerde gariptir ki Türkiye’de en çok ziyaret edilen siteler sıralamasında birinciydi. Sözün kısası yasaklamakla bir yere varılamıyor. Sadece kanunlar otoritesini kaybediyor, davacı antipatik oluyor ve insanların emeklerine saygısızlık ediliyor.

Şimdi haydi blogspota…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir