Gökyüzüne Tırmanan Merdivenler

İnsanoğlunun göğe ulaşma hevesi en eski kaynaklardan bile bilinmektedir. Kimi kaynaklarda (Yahudi ve Hristiyan kaynakları) Babil Kuleleri’nin göğe ulaşmak için yapıldığı söylenir.

İnsanoğlunun bu arzusu göğe ulaşmayla son bulduysa da bu kule yöntemiyle olmadı. Ancak neredeyse göğe ulaşan yapılar yok da değil.

Hawaii‘de bulunan ve gökyüzüne tırmanan bu merdivenler İkinci  Dünya Savaşı sırasında tepeye kurulan radyo istasyonunun antenlerine ulaşabilmek için 1942 yılında inşa edilmişler.

Çok da güvenilir görünmeyen bu 4000 basamaklı,  2800 metre yüksekliğe ulaşan bu merdivenler maceracı ruhları adeta kendisine çekiyor. Gökyüzüne Tırmanan Merdivenler yazısına devam et

Beyoğlu Semtinin Adı Nereden Geliyor?

Beyoğlu

İstanbul’un tarihi semtlerinden biri olan Beyoğlu’nun adının nereden geliyor. Bu sorunun cevabı aşağıda…

Alvise Gritti ya da bilinen unvanıyla Beyoğlu (1480 – 29 Eylül 1534). I. Süleyman döneminde Osmanlı-Venedik ilişkilerinde önemli bir rol oynayan Gritti, Osmanlı’nın bir anlamda diplomatik danışmanlığını üstlenmiş bir tüccardır.

Venedik devlet başkanı Andrea Gritti’nin İstanbul’da doğan gayrimeşru çocuklarından biridir. Annesinin Rum olduğu bilinmektedir. Diğer gayrimeşru doğan kardeşlerinin aksine Alvise, İstanbul’u benimsemiş ve burada yaşamaya karar vermiştir. Gritti, İstanbul’da bulunduğu süre boyunca tüccarlık yapmış ve özellikle şarap, altın, gümüş, safran, tuz ve buğday ticaretinden bir servet edinmiştir. İstanbul’da ki Beyoğlu semtinin ismi ona dayanır.

Sultan Süleyman’ın saltanatının ilk yıllarında sadrazam Pargalı Makbul İbrahim Paşa ile yakın ilişkiler kurmuş ve onun danışmanlığını üstlenmiştir. Gritti, babasının da nüfuzunu kullanarak Venedik balyosunun maslahatgüzarlığını da üstlenmiştir. Böylece hem Osmanlı sarayına hem de Venedik elçiliğine bilgi taşıdığı söylenir.

Alvise Gritti’nin Venedik hükümdarı Andrea Gritti’nin oğlu olarak Osmanlı’yla çok yakın ilişkilerde bulunması Avrupa’da hoş karşılanmamıştır. Alvise Gritti Osmanlı’nın Macaristan üzerine yaptığı seferlere katılmış, Mohaç Meydan Muharebesi sonrasındaki barış heyetinin içindede bizzat yer almıştı.

Sarayla kurduğu yakın ilişkiyle birlikte gücüne güç katan Alvise Gritti, 1531’de Müslüman olduğunu ilan etti. Bu durum Avrupa’da büyük sansasyon yarattı. Alvise’nin Venedik devlet başkanı Andrea Gritti’nin oğlu olarak Müslüman olup Türkleşmesi Venedik’i zor duruma düşürdü. Alvise’ye duyulan nefret Habsburg yanlısı Macar beylerinden birinin onu oğullarıyla beraber tuzağa düşürerek öldürmesi ile sonuçlandı. Alvise’nin ölümünden iki yıl sonra da sadrazam Makbul İbrahim Paşa idam edilmiş ve bu durum Osmanlı-Venedik savaşlarının yeniden patlak vermesine önayak olmuştur.

Alvise Gritti’nin eğlenceye çok düşkün olduğu, Macaristan seferlerinin sonucunda getirdiği birçok antik heykeli sarayına diktiği, birçok sanatçı ve bilim adamını sarayında ağırladığı bilinmektedir. Galata’da bulunan babasından kalan sarayı daha da büyütmüş ve bu saray ileride semte de adını verecek olan “Beyoğlu Sarayı” adıyla anılmaya başlanmıştır. Saray günümüze ulaşamamıştır.

Klozetten Çıkan Fare

Geçtiğimiz hafta annemin evinde fare alarmı vardı. Hem de dördüncü kattaki bir dairede oluyor bu olay. Evde iki wc var biri eski tip kullanılmayan alaturka. Zamanında orayı birşeylerle doldurmuşuz sonra da kontrol falan etmedik tabi. Oradaki ıvır zıvırı kemirmiş ve çıkmış, mutfağa varmış. Ankastrenin arkasına yerleşeli 1-2 gün ya olmuş ya olmamış. Dayımla birlikte başladık hayvanı aramaya ama nafile. O kadar iyi saklanmış ki bir ara annemin hayal gördüğünü bile düşündüm desem yalan olmaz. Ta ki bu düşünceye dalmış hatta varsa bile farenin evi terketmiş olma ihtimaline inanırken annemin çığlıklarına kadar. Tabi tekrar işe koyulduk.

Önceden yaptığımız birtakım hazırlıklar var, bunları size de anlatayım. Şayet böyle kötü bir olay başınıza gelirse bir fikir versin yoksa çok kötü günler geçirebilirsiniz.

Farenin bulunduğu alanından dışarı çıkabileceği kapıları mutlaka kapalı tutun. Olur da can havliyle yerinden çıkar ve evin içinde kaybolursa o saatten sonra iş çok zorlaşır. Biz kapıları kapattık, elimize aldık süpürgeleri. Ayağımızda terlikler (bu bir hataydı az sonra anlatacağım nedenden) fareyi arıyoruz. Ara, ara, ara ve derken çatal bıçak çekmecesini yavaşça çekince arkada olduğunu gördüm. Çekmeceyi ileri çarpmamla birlikte fare kendini lavobonun altına doğru attı ve oraya sindi. Dayım orayı dürtünce baktı artık yapacak birşey yok fırladı yerinden zıpkın gibi. Geldiği yöne doğru yöneldi ama baktı yol kapalı. Bu kez döndü öbür tarafa doğru fırladı. Biz bir yandan süpürgeleri sallıyoruz. O kadar hızlı ki Speedy Gonzales sanki… Ben az önceki hareketli dakikalarda terlik ayağımdan çıkmış olduğunu farketmeden ayağımla iteleyip vurayım dedim fakat o kadar çevik bir hareketle döndü ve ayağıma saldırdı ki ısırması bir oldu. Ben de şükür iyi refleks gösterdim ve ayağımı çektim ancak ayağımdaki çorabı kaptı dişleriyle. Ayağımı havada sallamamla ısırdığı çorabımı kopardı ve tekrar yere düştü. Bir kaç vuruş ve derken nihayetine erdirdik.

Peki fareden korunmak için neler yapılabilir.

Alaturka tuvaletlerde Wcmatik diye bir kapaklı zamazingo var, o bir fayda sağlayabilir ancak kesin çözüm değil. Kanalizasyon giderinize çekvalf taktırmanız sanki biraz daha garanti gibi geliyor. Bu zararlı kemirgenlerin ne kadar büyük ve iğrenç olabileceklerini anlatmama gerekek yok. Üstelik “klozetten fare çıkmaz” efsanesine inananlardansanız “klozetten fare çıkar mı ?” videoyu izleyin…

Şok Edici, Kısa Korku Filmi

korku_hikayesi

Etkileyici, şok edici bir kısa korku filmi.

Kulaktan kulağa yayılan korku hikayelerinden biri bu. Belki içinizde bilenleriniz vardır. Ben bunun bir örneğini çocukluğumdan beri bilirim. Ciddi olarak gece, hafif loş bir ortamda anlatırken insanı fazlasıyla geren bir hikayenin kısa film yapılmış halidir. İzleyin… Şok Edici, Kısa Korku Filmi yazısına devam et