Osmanlı Arma Kanvas Tablo

Kanvas tablolar son yılların yeni dekorasyon trendlerinden. Bu trendde çok tercih edilen tablo çeşitlerinden birisi de Osmanlı Arma Kanvas Tablo. Dekorasyonu tamamlama özelliğinin yanı sıra karakterli, tarz yansıtan bir seçim.

Online kanvas tablo satış sitesi Caddeko stoklarında bulunan Osmanlı Tuğra Kanvas Tablo çeşitlerini beğeninize sunuyor. Farklı renkler ve farklı dizaynlarda tasarlanan kanvas tablolardan en az biri sizin de hoşunuza gidecektir.

Ayrıca tablolar;

Tek parça 50x70cm – 70x100cm – 80x120cm

3 Parçalı 60x90cm – 70x130cm

5 Parçalı 70x100cm – 80x125cm olarak hazırlanabilmektedir.

Linklerde Caddeko mağzasındaki Osmanlı Arma Kanvas Tablo çeşitlerine ulaşabilirsiniz.

Osmanlı Devlet Arması Hakkında. Kaynak (Wikipedia)

Osmanlı Devleti arması ya da Osmanlı arması olarak da bilinen arma, 19. yüzyılda Birleşik Krallık geleneğindeki nişanlardan etkilenilerek Osmanlı Devleti için hazırlanmıştır.

Daha önceleri dönemine göre padişah tuğraları devlet nişanı yerine geçiyordu. Osmanlı nişanının son hali, 17 Nisan 1882’de Sultan II. Abdülhamit tarafından yürürlüğe konmuştur.

Osmanlı Devlet Nişanı’nın içinde iki tane bayrak vardır. Kırmızı zeminde hilal ve yıldız bulunan bayrak Osmanlı Hanedanı’nı, yeşil zemindeki bayrak halifeliği simgelemektedir. Terazi, Osmanlı adaletini, terazide bulunan kitaplar da adaletin kaynağı olan Osmanlı kanunnamelerini ve Kur’an’ı temsil etmektedir.

Kanvas Tablo Çeşitleri Kanvas Tablolar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

cicekler-kanvas-tabloKanvas tablo, çeşitli kalitede dijital yazıcılar (plotter) kullanarak kanvas kağıdına (tuval) çıktı alınarak hazırlanan dijital baskının ağaç kasnaklara gerilmiş halidir. Kanvas tabloları kısaca bu şekilde ifade edebiliriz ama doğru tablo seçmek, kaliteli bir tablo almak için bilinmesi gereken birçok husus vardır.

Öncelikle bir kanvas tabloyu çoğu alıcı gibi internetten sipariş edecekseniz şunu bilmelisiniz. Kaliteli bir tablo ile kalitesiz bir tablo arasındaki fark görselden anlaşılmaz. Çünkü kaliteli tablo yapan kişi de kalitesiz tablo yapan kişi de aynı görseli kullanmışsa muhtemel sonuç aynı görünecektir. Son kullanıcının internette gördüğü tablolar Photoshop kullanılarak görselin tablo şekline manuple edilmiş halidir. Bu bakımdan ekranda gördüğünüz sonuç aldatıcı olabilir.

Peki kanvas tablo alırken nelere dikkat edilmeli?

Hiçbir satıcı benim yaptığım iş kötü demez. Elbette bu herzaman böyledir. Ancak daha ucuzunu ararken varacağınız yol emin olun paranızı sokağa atmak olacaktır. Öncelikle iyi bir tablonun özellikleri nedir, ucuz tablo yapanlar ne gibi hilelere başvurur bunlar üzerinde duracağım.

Kanvas tabloyu oluşturan üç ana malzeme vardır.

Kanvas Kağıdı: Kaliteli kanvas kağıdı 400gr civarında bir ağırlığa sahiptir. Ucuz kanvas tablo imalatçıları bu kağıtta 200gr kadar ağırlıktaki kağıtlara kadar indirebilirler. Doğal olarak sonuç hiç de iyi olmayacaktır. Bunu led ışıklık kanvas tablo yapan üreticiler çoğunlukla tercih ederler. Çünkü led ışıklar gözü boyarken kalite biraz daha göz ardı edilebiliyor. Ancak dikkatli gözlerden kesinlikle kaçmayacaktır.

ataturk-kanvas-tabloAğaç Kasnak: Ağaç kasnaklar tablo için çok önemlidir. İster parçalı tablo, isterse tek parçalı tablo olsun hepsinde ağaç kasnaklar kullanılır. Kaliteli bir tabloda genel olarak çam kurutma 2×3 veya daha kalın ağaç kasnaklar kullanılır. Bu kasnaklar kurutulmuş ağaç olduklarından zaman içerisinde nemden, ısı farklılıklarından etkilenip kendini salmazlar. Bu tablonuzun ömürlük olması için çok hayati bir konudur.

Ucuz kanvasçılar tablolarında mdf sunta kullanırlar. Tabloyu ilk aldığınızda bunu farketmeyebilirsiniz. Ancak zaman içinde nem, ısı farklılıkları suntanın yapısını değiştirdiğinden ilk günkü gerginlik yerini eğrilme ve aşınmalara bırakacaktır. Üstelik keskin kenarları tabloda iz yapıp hoş olmayan bir görüntüye sebep olacak, zaman içerisinde esneyen sunda tablonun kötü bir görüntüye sahip olmasıyla sonuçlanacaktır.

Baskı Mürekkebi: Önemlidir! Gerçekten çok önemlidir öncelikle sağlık açısından. Şöyle izah edeyim. Ucuz kanvaslarda kullanılan muadil mürekkepler çoğu zaman insan sağlığına zarar verebilecek kimyasallar içerirler. Bu tablonun yıllarca salonunuzda, yatak odanızda, çocuğunuzun odasında kalacağını düşünürseniz durumun aslında ne kadar ciddi olduğunun farkına varabilirsiniz.

Diğer bir husus ise muadil mürekkepler hiçbir zaman gerçeğe yakın görüntüyü vermezler. Bu yüzden soluk, göz zevkinize hitap etmeyen bir tablonuz olur ki bu da paranızı sokağa atmak demektir.

Bu üç ana hususun dışında işçilik, firma güvenilirliği önemlidir. Satıcının sizinle olan iletişimi, kullandığı dil de yapacağı iş konusunda bir fikir verecektir.

Kaliteli bir kanvas tablo seçerken bu hususlara dikkat ederseniz daha doğru karar verebilirsiniz.

Peki kanvas tablo alırken nasıl bir tablo tercih etmelisiniz?

gul-kanvas-tabloKanvas tablolar birçok alanın dekore edilmesinde kullanılırken güzel bir an, aile fotoğrafınız, düğün fotoğrafınız, çocuğunuzun fotoğrafı kullanılabilir. Hatta bunlar farklı ebatlarda parçalar kullanılarak bir kompozisyon hazırlanabilir, çok da şık durmaktadır.

Dekorasyonunuzu tamamlayacak tabloda doğru karar çok önemlidir. Salonunuzun ortasında eşyalarınızın rengiyle hiç uymayan bir tablo elbette hoş olmayacaktır. Renk uyumu, tablonun içindeki bir veya birkaç rengin eşyalarınızla uyumlu olması iyi olacaktır. Parçalı tablo veya tek parçalı kanvas tablo seçimi tamamen zevk meselesidir. Ancak parçalı tablolar varolan görsele daha bir dinamizm katarlar. Odanızın ambiansını tamamen değiştirebilirler.

Doğa, manzara, obje, çiçek gibi hemen her görsel parçalı kanvas tablo yapımında kullanılabilir ve çok şık görüntü verirler. Parçalı kanvas tablo için tavsiye etmediğim görseller ise insan fotoğrafları, İmpresyonist, Viktoryan gibi dönemsel akımların veya Picasso, Van Gogh gibi ünlü ressamların yağlı boya tablolardır. Bunlar insanların kafasında bellir bir yer edinmiş olduklarından orjinal görsel ne ise o şekilde olmaları kesinlikle daha doğru olacaklardır.

Kanvas tabloların kullanım alanı sınırsızdır. Sizin bulacağınız bir görsel (yüksek çözünürlüklü olması çok önemlidir) veya satıcının arşivindeki bir görsel kullanılabilir. Tek parça tablo veya parçalı tablolar hazırlanabilir. Parçalı tablolarda 5 parça genel olarak tercih edilen model olmakla birlikte, 4 parça tablo, 3 parça tablo gibi tercih edilen biçimler de vardır. Ancak tabloda parça sayısı tamamen hayal gücünüze kalmıştır.

Böylesine esnek ve rengarenk yapılarıyla tablolar en özel anlarımızdan, en güzel görsellerden veya hayalimizdeki renklerden oluşabilir, dekorasyonu tamamlarlar.

Hangi İşlemci Daha İyi? İşte Size İşlemci Tavsiyesi

işlemci

Bilgisayarınız için işlemci alacağınız zaman teknoloji marketlerde çok fazla seçenek var. Bu birçok kullanıcı için kafa karışıklığına sebep oluyor. İşlemci AMD mi yoksa INTEL mi, hızı, teknolojisi, mimarisi, voltajı, cache belleği derken birçok kriter var son kararınızı etkileyebilecek. Bir noktadan sonra da insan incelerken kafası allak bullak olabiliyor. Her üretici kendi işlemcisi için methiyeler dizebilir, işlemci markalarının meraklıları körü körüne savunabilir ama testler asla yalan söylemez.

Ben herhangi birşey alacağım zaman şöyle yaparım. Bunu işlemci için söyleyecek olursak; önce özelliklerini karşılaştırır, sonra test sonuçlarına bakar,  işlemci hakkındaki teknik detayları oku sonra da birkaç forumda kullanıcı yorumları ve kullanıcı tecrübelerini incelerim. Bu şekilde işlemci, anakart, harddisk gibi çevre bileşenleri alırken neredeyse sıfır hata ile sonuca varırsınız. Ancak bu kadar detayla uğraşmak yerine sizi bu zahmetten kurtaracak pratik birşey arıyorsanız CPUBOSS‘u öneririm.

İşlemci özelliklerini karşılaştırırken detaya inen site kullanıcı için pratikleştirilmiş bir sonuç ekranıyla kafa karışıklığının da önüne geçiyor. Üstelik dizüstü işlemci için ve masaüstü işlemci için ayrı sonuçlar sergileyebiliyor.

Uzun lafın kısası teknoloji mağzasına girmeden önce mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden birisidir. Lakin teknoloji markete adım attıktan sonra gözünüz döndüğünde hatalı karar vermemek için bir kenara not edin derim.

Benim ayrıca kişisel bir iki tavsiyem de olacak; teknoloji ürünleri olsun veya başka bir ürün olsun alışveriş yapmadan önce mutlaka kullanıcı forumlarını inceleyin derim. Benim bu konuda tartışmasız favorim forum.donanimhaber’dir. Hemen her konuya muhatap bulabiliyor, ürünlerin hem basit hem detaylı açıklamalarını da buradan edinebiliyorsunuz.

Özellikle işlemci alacağınız zaman işlemcinin harcadığı enerji miktarını gözardı etmeyin. Elektrik fiyatlarının her geçen gün ciddi zam gördüğü şu günlerde işlemcilerin çektiği enerji miktarı çok önemlidir.

İşlemci alırken stok fanlar genel olarak bir yere kadar ihtiyacınızı karşılar. İşlemci alırken ona uygun kaliteli ve mutlaka az ses yapan bir fan almanızı öneririm. Aksi taktirde sistem çalışırken kasanın çıkarttığı uğultu özellikle sessiz bir gecede çok rahatsız edici olabiliyor.

Anlatacaklarım bu kadar. Çok fazla kafa bulandırmadan, basit bir dille durumu anlatmaya çalıştım. Yardımcı olabileceğim birkaç arkadaş bile olabilirse ne mutlu bana.

Herkese iyi günler dilerim…

Android Cihazınızda RAM Arttırmak Mümkün

Android teknolojili telefonunuz muhtemelen en az 8GB depolama alanına sahip. Bu depolama alanı el kadar bir telefon için yeterli gibi görünebilir, ancak performansı asıl belirleyen RAM miktarınızdır. 2GB ve daha üzeri üst seviyeli Android cihazlar birçok uygulamada sıkıntı yaşamazken, giriş seviyesi sayılan 1GB ve hatta 512MB RAM ile gelen telefonlar sıkıntı yaşamaktadır.

Pc’lerde olduğu gibi telefonlarda RAM arttırmak donanımsal olarak mümkün değilse de bunu yazılımsal olarak mümkün kılan bir yol var.

Neden daha fazla RAM’e gerek var?

Geniş bir depolama alanınız varsa fotoğraf, video ve uygulamalarınızı saklamanaz için daha fazla yeriniz var demektir. Ancak bu işlemcinizin hızlı çalışmasına yardımcı olmadığı gibi cihazınızda herhangi bir hız artışı sağlamayacaktır. Oysa ki aşağıda size önereceğim uygulama bu konuda imdadınıza yetişecek.

Telefonum yavaş çalışıyor, Telefonum takılıyor gibi problemler ortadan kalkıyor.

Android’li sistemler için RAM’i optimize ettiğini, temizlediğini iddia eden birçok uygulama var; bu yazıyı okuyorsanız zaten bunların birçoğunu denemişsinizdir. Benim size önereceğim yol ise TELEFONUNUZUN RAM MİKTARINI ARTTIRACAKTIR.

Öncelikle cihazınızın ROOT’lu olması gerektiğini belirteyim. Daha sonra ROEHSOFT RAM Expander (SWAP) (30 TL) ile RAM’inizi arttırabilirsiniz. Satın almadan önce de cihazınıza uygun olup olmadığını denetlemenizde fayda var. Aksi taktirde 30tl’niz boşa gitmiş olacaktır. Bunu ise aşağıdaki şekilde test edebilirsiniz.

– MemoryInfo & Swapfile Check’i yükleyin.
-“Start RAMEXPANDER Test Here” üzerine dokunun ilgili SD kartı seçin.
Son olarak “Click for result” seçeneğiyle işlem tamam.
“Congratulations” (“Tebrikler”) mesajını görürseniz, RAM Expander’ı kullanmanıza sakınca yok demektir.

Uygulamayı satın alın, çalıştırdıktan ve root izinlerini verin, SWAP bölümüne ayırabileceğiniz RAM’i ayarlamanıza izin veren bir kaydırma düğmesi bulunmaktadır, bununla gerekli miktarı ayarlayabilirsiniz veya Optimal Value seçerek değeri cihazınız tarafından belirlenmesini sağlayabilirsiniz. Başlamadan önce Autorun’ın etkin olmasına dikkat edin. Son olarak Swap Active düğmesine dokunun.

Artık uygulamalar, oyunlar daha hızlı çalışacak, takılan, kasılan, kilitlenen Android cihazınız eskisi kadar sorun yaşatmayacaktır.

Gebelik Dönemi Korkuları

Hamilelik süreci bir kadının yaşayacağı en güzel ve en özel zamanlardan biridir. Anne olmak çok güzel bir duygu olsa da annelik sizin hayatınızı yeniden inşa edecek olan bir süreç olarak bilinir. Hamilelik kendine has bir duygu olduğunda bu süreç anne adayı faklı duygular yaşamakta olur. Gebelik normal bir süreç olarak kabul edilse de anne adayı kendisinin neler beklediğini bilmediğinden ve ya tahmin edemediğinden kendisi için psikolojik açıdan bazı zorlu süreçler bekler. Bu makalemizde bu durumu yaşayan anne adayları için bazı tavsiyelerde bulunacağız.

İlk önce anne adayının sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeme duygusu kaplar. Bu anne adayı için çok kötü bir durumdur. Anne adayı bu durumu kadın doğum uzmanının yardımı ile atlatabilir. Bulantı, iştahsızlık, yorgunluk gibi sorunlarda anne adayının korkuları arasında yer alan nedenlerdir.

Fiziksel olarak değişime uğrayan annenin artık eşinin onu beğenmeyeceği duygusuna kapılması gibi durumlarda anne adayının korkuları arasında yer almaktadır. Hamileliğin neden olduğu sebeplerde anne adayının korkularındandır. Bebek doğduktan sonra gereken ilgi, alaka ve bakımı bebekte yapamama korkusu ayrıca bebek ve eşiyle iyi iletişim kuramama düşüncesi de anne adayının korkuları arasında yer almaktadır.

Kişinin annelik rolünü yerine başarılı bir biçimde getirip, getirmeme düşüncesi de bu korku listesinde yerini almakta olan bir maddedir. Doğum esnasında yaşanacak acının düşüncesi ve o sırada anne adayı için neler yaşanacağının bilinmemesi de anne adayının korkuları arasında yerini almaktadır.

Depresif Hamilelik

Hamilelik özellikle de kadınlar için oldukça hassas bir dönemdir. Bu dönemde pek çok kadında depresyon belirtileri baş gösterebilir. Hamilelik sırasında meydana gelen uyku düzeni bozuklukları, kendine bakmama, depresif duygular hissetme, bebeğe bir şey olacak kaygısını her an yaşamak ve iyi bir anne olamamaktan korkmak hamilelerde depresyonu tetikleyen unsurlardır. Özellikle de uzun süre uğraşarak hamile kalamayan anne adaylarında, eşi ile sorun yaşayan kişilerde ve beklenmedik bir anda gelen gebelikte bu endişeler daha belirgin hale gelir. Erken gebelikte psikolojik sorunlara genellikle daha çok rastlanıyor.

Bu dönemde anne adayının bebeği ve kendisi ile ilgili endişe duyması artıyor. Hassas bir dönem olan gebelikte, stresten mümkün olduğunca uzak durmalı ve kendinizi normal hayatınızda zevk aldığınız aile ve arkadaş sohbetlerinden, aktivitelerden mahrum bırakmamalısınız. İntihara kadar varan bir depresif durumunuz varsa kesinlikle bir psikiyatrik destek almak gerekiyor. Hamilelik döneminde yaşanan duygu dalgalanmaları normal olarak kabul edilir ve dalgalanmalar genellikle depresif yöndedir. Kendini çirkin hissetme ve eşinin kendisini beğenmeyeceği düşüncesi kadınları depresyona sokan nedenler arasında yer alıyor. Bu dönemde baba adayına ve sosyal çevreye de büyük bir iş düşüyor. Baba adayı bu dönemde karısının her zaman yanında olmalı ve sık sık kendisi için karısının dünyanın en güzel kadını olduğunu vurgulamalı ve çevredeki dostlar da hamilelik ve sonrası için anne adayına olumlu telkinler vermelidir.

Gebelik Diyabetine Dikkat Edin

Gebelikte diyabet, kadınları zora sokan ve heyecanlandıran bir durum. Gebelikten önce de diyabetiniz varsa gebelik boyunca doktorunuzun kontrolünden çıkmamalı ve diyetinize çok dikkat etmelisiniz. Gebelik diyabeti, gebelik sırasında meydana gelen şeker metebolizma bozukluğu hastalığıdır. Gebe kadınlarda yüzde 3 ve 10 civarında gebelik diyabetine rastlanır. Gebelik diyabeti, gebelik sırasında oluşan diyabet olgularının yüzde 90’ını oluşturur. Hamilelik sırasında anne karnında büyüyen bebek plasenta yolu ile aktif olarak şekeri çeker ve yemekler arasında ve açlık esnasında bile bu aktivitesini sürdürür.

Bu nedenle gebelerde ani şeker düşmesi görülebilir ve şekere ihtiyaç gittikçe artabilir. Östrojen, progesteron ve koryonik somatomammotoropin gibi plasenta hormonlarının artması sonucu insüline direnç artar. Gebelik boyunca teşhis edilmeyen ve kontrol altında tutulmayan diyabet, bebeği olumsuz yönde etkileyebilir. Yükselen şeker nedeni ile bebekte ünsilin düzeyi artar ve bu nedenle bebek olması gerektiğinden daha fazla irileşebilir, bu da zorlu doğuma hatta ölü doğuma neden olabilir. Bu nedenle şekerin olması gerektiği düzeyde tutulması anne ve bebek sağlığı açısından hayati önem taşır. Yüksek risk grubuna girmeyen hamilelerde gebeliğin 24-28. Haftaları arasında 50 glikoz tarama testi ve 1 saatlik tokluk şekeri tahlili yapılır. Gebelik diyabetinin takibinin yapılması için endokrin uzmanı ve kadın doğum uzmanının takibi gereklidir. Anne karnındaki bebeğin düzenli aralıklarla şeker düzeyi, insülin ihtiyacı ve şeker azaltan ilaçları kontrol edilmelidir.