Kategori arşivi: Sağlık

Gebelik Dönemi Korkuları

Hamilelik süreci bir kadının yaşayacağı en güzel ve en özel zamanlardan biridir. Anne olmak çok güzel bir duygu olsa da annelik sizin hayatınızı yeniden inşa edecek olan bir süreç olarak bilinir. Hamilelik kendine has bir duygu olduğunda bu süreç anne adayı faklı duygular yaşamakta olur. Gebelik normal bir süreç olarak kabul edilse de anne adayı kendisinin neler beklediğini bilmediğinden ve ya tahmin edemediğinden kendisi için psikolojik açıdan bazı zorlu süreçler bekler. Bu makalemizde bu durumu yaşayan anne adayları için bazı tavsiyelerde bulunacağız.

İlk önce anne adayının sağlıklı bir bebek dünyaya getirmeme duygusu kaplar. Bu anne adayı için çok kötü bir durumdur. Anne adayı bu durumu kadın doğum uzmanının yardımı ile atlatabilir. Bulantı, iştahsızlık, yorgunluk gibi sorunlarda anne adayının korkuları arasında yer alan nedenlerdir.

Fiziksel olarak değişime uğrayan annenin artık eşinin onu beğenmeyeceği duygusuna kapılması gibi durumlarda anne adayının korkuları arasında yer almaktadır. Hamileliğin neden olduğu sebeplerde anne adayının korkularındandır. Bebek doğduktan sonra gereken ilgi, alaka ve bakımı bebekte yapamama korkusu ayrıca bebek ve eşiyle iyi iletişim kuramama düşüncesi de anne adayının korkuları arasında yer almaktadır.

Kişinin annelik rolünü yerine başarılı bir biçimde getirip, getirmeme düşüncesi de bu korku listesinde yerini almakta olan bir maddedir. Doğum esnasında yaşanacak acının düşüncesi ve o sırada anne adayı için neler yaşanacağının bilinmemesi de anne adayının korkuları arasında yerini almaktadır.

Depresif Hamilelik

Hamilelik özellikle de kadınlar için oldukça hassas bir dönemdir. Bu dönemde pek çok kadında depresyon belirtileri baş gösterebilir. Hamilelik sırasında meydana gelen uyku düzeni bozuklukları, kendine bakmama, depresif duygular hissetme, bebeğe bir şey olacak kaygısını her an yaşamak ve iyi bir anne olamamaktan korkmak hamilelerde depresyonu tetikleyen unsurlardır. Özellikle de uzun süre uğraşarak hamile kalamayan anne adaylarında, eşi ile sorun yaşayan kişilerde ve beklenmedik bir anda gelen gebelikte bu endişeler daha belirgin hale gelir. Erken gebelikte psikolojik sorunlara genellikle daha çok rastlanıyor.

Bu dönemde anne adayının bebeği ve kendisi ile ilgili endişe duyması artıyor. Hassas bir dönem olan gebelikte, stresten mümkün olduğunca uzak durmalı ve kendinizi normal hayatınızda zevk aldığınız aile ve arkadaş sohbetlerinden, aktivitelerden mahrum bırakmamalısınız. İntihara kadar varan bir depresif durumunuz varsa kesinlikle bir psikiyatrik destek almak gerekiyor. Hamilelik döneminde yaşanan duygu dalgalanmaları normal olarak kabul edilir ve dalgalanmalar genellikle depresif yöndedir. Kendini çirkin hissetme ve eşinin kendisini beğenmeyeceği düşüncesi kadınları depresyona sokan nedenler arasında yer alıyor. Bu dönemde baba adayına ve sosyal çevreye de büyük bir iş düşüyor. Baba adayı bu dönemde karısının her zaman yanında olmalı ve sık sık kendisi için karısının dünyanın en güzel kadını olduğunu vurgulamalı ve çevredeki dostlar da hamilelik ve sonrası için anne adayına olumlu telkinler vermelidir.

Gebelik Diyabetine Dikkat Edin

Gebelikte diyabet, kadınları zora sokan ve heyecanlandıran bir durum. Gebelikten önce de diyabetiniz varsa gebelik boyunca doktorunuzun kontrolünden çıkmamalı ve diyetinize çok dikkat etmelisiniz. Gebelik diyabeti, gebelik sırasında meydana gelen şeker metebolizma bozukluğu hastalığıdır. Gebe kadınlarda yüzde 3 ve 10 civarında gebelik diyabetine rastlanır. Gebelik diyabeti, gebelik sırasında oluşan diyabet olgularının yüzde 90’ını oluşturur. Hamilelik sırasında anne karnında büyüyen bebek plasenta yolu ile aktif olarak şekeri çeker ve yemekler arasında ve açlık esnasında bile bu aktivitesini sürdürür.

Bu nedenle gebelerde ani şeker düşmesi görülebilir ve şekere ihtiyaç gittikçe artabilir. Östrojen, progesteron ve koryonik somatomammotoropin gibi plasenta hormonlarının artması sonucu insüline direnç artar. Gebelik boyunca teşhis edilmeyen ve kontrol altında tutulmayan diyabet, bebeği olumsuz yönde etkileyebilir. Yükselen şeker nedeni ile bebekte ünsilin düzeyi artar ve bu nedenle bebek olması gerektiğinden daha fazla irileşebilir, bu da zorlu doğuma hatta ölü doğuma neden olabilir. Bu nedenle şekerin olması gerektiği düzeyde tutulması anne ve bebek sağlığı açısından hayati önem taşır. Yüksek risk grubuna girmeyen hamilelerde gebeliğin 24-28. Haftaları arasında 50 glikoz tarama testi ve 1 saatlik tokluk şekeri tahlili yapılır. Gebelik diyabetinin takibinin yapılması için endokrin uzmanı ve kadın doğum uzmanının takibi gereklidir. Anne karnındaki bebeğin düzenli aralıklarla şeker düzeyi, insülin ihtiyacı ve şeker azaltan ilaçları kontrol edilmelidir.

Erken Düşük Nedenleri Nelerdir?

Gebelikte düşük eğer 20.haftaya kadar olursa düşük adını almaktadır. 13.haftaya kadar olan gebelik kayıpları erken düşük olarak adlandırılır Bu düşükler bazen ağır sancılar ve kanamayla anlaşılır. Bazen de hiçbir belirti olmadan bebeğin kalp atışları durur, anne adayı bu durumu hiç anlayamaz çünkü bir belirti olmaz. Bunun ardından bu durum ancak doktor muayenesiyle öğrenilebilir. Erken düşük nedenlerinin başında kromozom bozuklukları gelmektedir. Normal olan kromozom sayısı 23 çifttir. Bu sayıdan daha az ya da daha çok olan kromozom sayısı düşükle sonuçlanabilir. Annenin kullandığı kötü alışkanlıklar gebelik dönemi boyunca risk taşır. Sigara, alkol, madde bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklar düşük riskini yükseltir.

Diğer bir neden rahimin yapısındaki bozukluklardır. Rahim içi üçgen şeklinde bir boşluktan oluşur. Bu boşluktaki dokuların bozuk olması düşük yapma riskini büyük ölçüde etkilemektedir. Diğer nedenler annenin vücudundaki hormonal bozukluklar, stres, üzüntü, şiddet gibi nedenler gösterilmektedir. Anne adayındaki bazı hastalıkların da düşüğe neden olduğu bilinmektedir. Bu hastalıkların arasında tiroit sorunları, kontrolsüz şeker hastalığı, bazı enfeksiyonlar, radyasyon düşüğe neden olmaktadır.

Yani hem fizyolojik hem de çevre koşulları annenin düşük yapmasında başroldedirler. Hamilelik süresince anne adayının sağlıklı beslenmesi ve stresten uzak yaşaması gerektiği konusunda bütün uzmanlar hemfikirdirler. Düşük olduğunda eğer 5,6 haftayı geçmiş bir hamilelikse kürtaj sırasında rahim içinin mutlaka temizlenmesi gerekmektedir. Kürtaj sırasında da mutlaka anestezi yapılmalıdır. Bu ağrılı ve sancılı süreci geçirmek oldukça zordur.

Karın Ağrısına Ne İyi Gelir ?

Birçok etkene bağlı olarak karın ağrısı sorununu yaşayabiliriz. Peki, karın ağrısı için evde ne yapmalıyız gibi sorular soruyorsanız kendinize karın ağrısına ne iyi gelir adlı makalemize göz atmanız sizler için çok iyi olacaktır.
Karın kısmında yanşan ağrını sebeplerini bilmek biraz uzaman gerektiren bir durumdur. Fakat her türlü sebep için etkili bir yol olan sıcak su torbası ile karın kısmına belli bir zaman zarfı içinde bekletmeniz karın ağrısı sorununa karşı iyi bir etki yapacaktır.

Ayrıca karın ağrısına en iyi gelen bazı bitki çaylarından papatya çayı, zencefil çayı, nane çayı bu sorunu yaşayan her insan için birebir tedavi ilacıdır.  Karın ağrısı için diğer bir etkili yol ise masaj yapmaktır. Karının sağ kısmından sol kısmına doğru hafif dokunuşlarla masaj yapmak çok iyi gelecektir.

Alkol ve sigara gibi maddeler karın ağrısına neden olabilir. Bunun için sigara ve alkolden uzak durmak karın ağrısı sorunu için etkili bir adım olacaktır.  Bol su içmekte karın ağrısı için iyi bir tedavi yoluyken ayrıca ayran, tuzlu su, soda gibi yiyeceklerde karın ağrısı problemi ile baş etmektedir.  Karın ağrısına neden olan bazı yiyeceklerden olan baharatlar, acılı soslar ve çok tuzlu besinlerden uzak durmanız çok iyi olacaktır.  Karın ağrısı sorunu yaşayan kişiler bol meyve tüketmeleri çok iyi olacaktır.  Ayrıca taze meyvelerden yapılan taze meyve sularında karın ağrısı sorunu için iyidir.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir ?

Meme kanseri genel olarak meme içerisinde kanserleşen bir hücrenin, tümöre dönüşmesi ve bir uzmanın muayene sırasında anlamasıyla ya da radyolojik incelemede belli olmasıyla ortaya çıkıyor. Muayene bireysel olarak da yapılabilmekte ve kadınlar tarafından genellikle en az 1 cm. büyüklüğüne ulaşmış bir kitle bu elle kontrol yöntemi ile fark edilebiliyor. Bu tip kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Tümör olduğu bu şekilde anlaşılabiliyor. Kanser uzak organlara yayılmışsa bu yayılımlar, meme kanserinin ilk bulgusu oluyor. Meme kanserinin sıkça yayılma gösterdiği bölgeler ise kalça ve omurga kemikleri ile karaciğer ve akciğer olarak sayılabilir. Bazı hastalarda bu belirtilerin hiçbirisi olmayadabiliyor ve kanser yalnızca, mamografi incelemesiyle tespit edilebiliyor. genel olarak şu belirtilerin olması doktora görünmek için yeterli sayılmalıdır.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir ?

  • Memede veya koltuk altında bir kitle ele geliyorsa
  • Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik kızarıklık gibi durumlar var ise
  • Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekilmeler ve portakal kabuğu görünümü oluşuyorsa
  • Meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma) görülüyorsa
  • Meme cildinde yara veya kızarıklık belirtileri varsa
  • Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu oluşuyorsa
  • Meme başından kanlı veya şeffaf renkte akıntı geliyorsa

Bu gibi sebeplerden biri veya birkaç ı görülüyorsa mutlak surette bir doktora görünülmesi gerekmektedir.