Etiket arşivi: Araba

Zombi Katili Anti-Zombi Arabası

Ya birgün zombi kıyameti koparsa. Zombiler gerçek olabilir mi? Cevap hem evet hem hayır. Eğer popüler manada zombiden bahsediyorsak böyle bir durum pek olası değil. Ancak bir gün insanlığı yok etme noktasına getirebilecek bir zombi virüsü ortaya çıkabilir. Bu bugün varolan virüslerin evrilmesi sonucu oluşabilir. Sinemada da “28 Gün Sonra” ve “28 Hafta Sonra” filmlerinde de örneklerini gördüğümüz gibi bir kuduz virüsü insanları birer canavara dönüştürebilir. Peki hal böyle olunca ne yapacaksınız?

Sağlam kapılı evler, sığınaklar, kaleler, cephane doldurulabilen silahların gücü cephaneleri kadar olduğundan tükeneceklerini düşünerek keskin, parçalayıcı silahlar ve pek tabi sizi biryerden bir yere getirmesi için sağlamlığı ve yetenekleri arttırılmış ölümcül arabalar. Aynen aşağıdaki gibi. Tek yapmanız gereken benzin bitmesin diye dua etmek. Zombi Katili Anti-Zombi Arabası yazısına devam et

Bir Zamanlar Yerli Uçağı Yapmıştık: Uçan Kanat THK-13

THK-13

Bir zamanlar bu ülkede iyi şeyler de yapılmış. “Bu memleketten birşey çıkmaz” diyenlere inat yerli arabayı da üretmişiz, uçağı da. Ancak ülkenin önünde duran birtakım karanlık güçler satılmış bürokratların da gayretleriyle bu yükselişi tersine çevirmeyi ne yazık ki başarmışlardır.

Birkaç yıl önce filmi de yapılan ilk yerli otomobil Devrim’in acıklı hikayesini bilirsiniz. İşte bu da onun gibi birşey.

Bir zamanlar uçak üretmişiz uçak. Ancak bugün uçak tekerleği bile üretmeyen bir durumdayız. Bu gün eğer bu noktadaysak günümüze kadar gelen tüm iktidarların, tüm bürokratların bunda katkısı vardır.

İlk test uçuşunda birtakım sorunlar yaşayan ekibin projesi basın tarafından acımasızca eleştirilmiş, adeta yerden yere vurulmuştu.

THK-13’ün bu ilk ciddi kazasına basının tepkisi ilginçti. Önde gelen gazetelerin çoğu, ağız birliği etmişçesine projenin maliyetini eleştiriyor, THK projelerini yerin dibine sokuyor; Kurum’u alaya alıyor, aşağılıyordu. Örneğin 28 Ağustos 1948 tarihli Hürriyet gazetesinin ilgili habere layık gördüğü başlık ve giriş şöyleydi:

Hava Kurumu bir uçan kanat inşa etti

Uçan kanat Çankaya üzerinde düştü

Bundan habersiz olan radyo da Hava Kurumunun başarılarını methetti!

29 Ağustos tarihli Hergün gazetesiyse, haberi şu başlıkla veriyordu:

Zararın neresinden dönülürse!

Neredeyse tüm gazetelerde, kazayı konu alan haber şu paragrafla bitiriliyordu:

“Uçan kanadın düşmesinden sonra Hava Kurumu tayyare imal etmekten vazgeçmiş ve piyasadan çocuk karyolası, masa, dikiş kutusu gibi siparişler almaya başlamıştır.”
thk-13_ekip

İşte bu ülkenin ve Türk mühendislerinin önünü kesmek için sözleşmiş satılmışlarla, yardakçı basının daha önce de ülkeyi defalarca nasıl sattığının, nasıl baltaladığının ve bu halkı nasıl aptal yerine koyduğunun hüzünlü hikayesidir…

Şimdi gelelim konuya…

Askerlik görevini tamamlayıp 1947 yılı sonunda THK Uçak Fabrikası’ndaki görevine geri dönen Yüksek Mühendis Yavuz Kansu, farklı bir uçak geliştirmek istediği “uçan kanat” projesini yönetime bildirdi. Yakın zamanda sona eren İkinci Dünya Savaşının ardından fabrikada görevli Polonyalı mühendisler ülkelerine geri çağrılmış, fabrikada sadece Türk mühendisler hizmet vermekteydiler. Bu projeyle aynı zamanda Türk mühendislerinin yapabileceklerini de ortaya koyacaktı. Düşük maliyetli “uçan kanat” projesinin uluslararası havacılık sanayiinde ses getirmesi bekleniyordu.

Süratle tamamlanan ana tasarım ve teknik hesaplamaların ardından fabrikanın 13. projesi olması vesilesiyle “uçan kanat”a THK-13 ismi verildi. Planörün, hafif olması için ahşaptan imal edilecekti. Tek pilot tarafından yönlendirilmesi düşünülen uçağın kokpitinin üstü açıktı. Hemen altında ana iniş takımı bulunuyordu. Uçakla veya otomobille çekilerek havalanacak şekilde tasarlanmıştı.

O yıllarda ülkemizde henüz rüzgar tünelinin olmamasından dolayı hazırlanan 1/10 ölçekli model, THK-5 uçağının üzerine konularak gerekli testler gerçekleştirildi. Hava akımı ve kumanda değerleri yapılan hesapları doğruluyordu. Hemen üretime geçildi.

thk-13-modifiye

İLK TEST UÇUŞU

Aşağı yukarı 8 ay süren çalışmalar sonrasında THK-13 prototipi tamamlanmıştı. İlk uçuş 20 Ağustos 1948 de Test Pilotu Kadri Kavukçu tarafından gerçekleştirdi. Pistte küçük aralıklı zıplamalarla başlayan testler yerini kısa uçuşlara bıraktı. Planör bu uçuşlarda Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek kalkıyordu.

26 Ağustos’da yapılan uçuştaysa talihsiz bir kaza yaşandı. Uçakla havalanan THK-13, Çankaya üzerine gelerek Cumhurbaşkanı İnönü’ye gösterilecekti. 300 metre yükseklikte Çankaya semalarına varan THK-13 bir anda uçağın bağlı olduğu telden kurtuldu. Uçan kanat, Küçükesat bağlarındaki düzlüğe inmeyi başardı. Mecburi iniş ufak defek hasarlarla atlatılmıştı.

Derhal kurtarma ekipleri olay yerine vardılar. Planör hızla tamir edildi. Olduğu yerden Focke-Wulf 44 uçağıyla çekilerek tekrar havalandırıldı. Yerden yükselen THK-13 kısa süre sonra tekrar telden kurtuldu ancak bu sefer daha sert bir iniş yaptı. Kazada pilot hafif yaralanırken, planörde ağır hasar oluşmuştu.

Ekip yılmadı… Fabrikada çalışmalar tekrar başladı. Tasarım elden geçirildi ve ana yapı güçlendirildi. Bu kez Cemal Uygun test pilotu olarak seçilmişti. Kısa sürede tamamlanan çalışmaların ardından 29 Eylül de ilk uçuş planlandı. Sıçrama testlerinden sonra ertesi gün daha uzun uçuş yapılmasına karar verildi. 30 Eylül günü  kalkış sırasında uçağın çektiği THK-13 sağa kaçmaya başlamıştı. Pilotun verdiği kumandalardan yerden bu kaçışın önlenemediği anlaşılıyordu.

Test pilotu Cemal Uygun, çok az irtifa aldıktan sonra teli çeken uçağı tehlikeye atmamak için teli bırakmak zorunda kaldı. THK-13 yan yatarak piste çarptı. Bu kez de pilot kazayı hafif sıyrıklarla atlatmış ancak planör tamamen parçalanmıştı. Yapılan incelemelerin ardından kanat içindeki ağaç parçaların sıkıştırılmasında kullanılan mengenin unutulduğu farkedildi. Yerinden çıkan mengene kalkış sırasında sıkışarak kumanda sisteminin çalışmasını engellediği ortaya çıktı.

Yine Devrim otomobilinde olduğu gibi dereyi geçip kıyıda boğulmuştuk.

Paris Havacılık Fuarı’nda sergilenen, yurtdışında büyük ilgi gören THK-13 projesi kazadan sonra geliştirilemedi. Büyük heyecanla başlayan ilk yerli uçak projesi tarihin tozlu yaprakları arasında kayboldu gitti.

thk-13_proje

NEDEN UÇAN KANAT

  • Teorik olarak uçan kanat, aerodinamik açıdan en verimli uçuş yeteneklerine sahip uçak tasarımıdır. Bunun nedeni, hava filelerinin kanat yüzeyini tam olarak kullanması. Böylece irtifa kaybetmeden daha fazla süzülebilen uçan daha az motor gücüyle ekonomik uçuş yapılabiliyor.
  • Kanatlarla birlikte yüzey genişlediği için taşıma kapasitesi standart tasarımların çok daha üzerinde.
  • Tasarımın dezajantajı uçağın kontrolünün zor olması. Bu problem yeni nesil uçaklarda geliştirilmiş otopilot sistemleriyle çözülüyor.
  • Boeing in “Phantom Works” (Hayalet İşler) bölümü tarafından geliştirilen 7 metre kanat açıklığına sahip X-48B, NASA nın desteklediği fonlarla ilk uçuşunu 2007 de yaptı. 3 bin metre yüksekliğe çıkabilen uçak, saatte 220km hıza ulaştı. Modelin geliştirilerek önümüzdeki 20 yıl içinde sivil yolcu taşımada kullanılması planlanıyor.

Halen kullanılmakta olan B-2 bombardıman uçağı, uçan kanat tasarımının en başarılı örneği. Havacılık dünyasının 1 milyar dolarlık birim fiyatıyla en pahalı uçağı ünvanını elinde bulunduran B-2, radara yakalanmıyor.

thk-13-b-2

THK-13 PLANÖRÜ

Kalkış Ağırlığı: 520 kg
Kanat Alanı: 34.5 metrekare
Kanat Açıklığı: 20 metre
Yükseklik: 1,94 metre
Gövde Uzunluğu: 5,04 metre
Seyir Hızı: 106 km/saat
Süzülme oranı: 1/24
Uçuş Ekibi: 1 pilot

Dünyanın En Hızlı Çim Biçme Makinesi Honda HF2620

honda_cim_bicme_makinesi_01

Evinizdeki kültablası aslında bir uzay gemisi, cep telefonunuz aynı zamanda bir proton tabancası veya bahçenizdeki çim biçme makinesi bir formula arabası gibi hız canavarı olabilir mi? İlk ikisi pek mümkün değil ama çim biçme makineniz için böyle bir seçenek mevcut.

Dünyanın en hızlı çim biçme makinesi Honda HF2620. Aslında bir çim biçme makinesi olan HF2620 yeniden tasarlanarak 109 beygir gücü üreten 1000cc’lik motor ve yepyeni fabrikasyon şasi ile donatıldı. 208km hız yapabilen Honda’nın bu sıradışı çim biçme makinesi 100km hıza sadece 4 saniyede çıkabiliyor.

Bunu görünce aklıma The Straight Story isimli film geldi. Filmde ihtiyar Alvin yıllar önce kavgalı ayrıldığı kardeşinin kalp krizi geçirdiğini duyunca elindeki çim biçme makinesiyle Amerika’nın bir ucundan diğer ucuna gitmeye karar verir.

Bu güzel film Alvin’in yol boyunca başından geçenlerin sıcak bir anlatımla sunar seyirciye. İyi ki Alvin’in elinde bir Honda HF2620 yokmuş. Yoksa bu güzel filmin yerine bir kısa film izlemekle yetinecektik. Dünyanın En Hızlı Çim Biçme Makinesi Honda HF2620 yazısına devam et

Ünlü Filmlerin Ünlü Arabaları

Ghostbusters

İspanyol grafik tasarımcı ve illüstratör Jesús Prudencio popüler filmlerin ikonik arabalarıyla ilgili bir harika posterleri.

Artık o arabalar o kadar ünlü olmuşlar ki, bazen markaların bile önüne geçip “Ghostbusters’deki araba” diye anılır olmuş.

İşte Ghostbusters, Back To The Future, DeLorean, Little Miss Sunshine, The Italian Job gibi unutulmaz filmlerin  unutulmaz arabaları. Ünlü Filmlerin Ünlü Arabaları yazısına devam et

Sel Felaketine Maruz Kalan Trilyonluk Arabalar

dogalafet_araba_17

Almanya’nın geçenlerde yaşamış olduğu sel felaketinde ülke epey zarar gördü. Bunlardan en çok zarar gören sektörlerden biri de otomotiv sektörü. E haliyle ürünün fiyatı yüksek olunca bu tip durumlarda hasar da büyük oluyor.

Felaketin yaşandığı yer Almanya olunca zarar gören arabaların BMW ve Mercedes gibi pahalı arabaların olması sıradan.

Almanya bu felakette hasar gören 100 bin BMW ve Mercedes’i 10/1 fiyatına başka ülkelerden  talep gelirse verecekmiş. Üstelik bu arabalar için özel bir durum sözkonusu olduğu için vergi de alınmayacak. Yani çok yüksek model bir BMW arabayı misal olarak 1000 Euro gibi cüzi bir fiyata alabileceksiniz. Ufak bir onarım temizlikle de cillop gibi olur….

Şaka şaka yok öyle birşey :) İki siler bi öpersin cillop gibi olur onlar. Ne satacaklar ucuz fiyata… Sel Felaketine Maruz Kalan Trilyonluk Arabalar yazısına devam et

Alkollü Araç Kullanımınına Karşı Şok Edici Reklam Kampanyası

bar_tuvaleti

Alkollüyken trafiğe çıkmayı engellemenin türlü yolları var. Bunlardan biri de alkollü araç kullanımını engellemek isteyen İngiliz hükümeti hazırlattığı şok edici reklam kampanyası.

Gizli kamera çekimlerinde bar tuvaletindeki aynada bir trafik kazasını canlandırıyor. Hiçbir şeyden haberi olmayan bar müşterileri bu şok edici görüntü karşısında donup kalıyor… Alkollü Araç Kullanımınına Karşı Şok Edici Reklam Kampanyası yazısına devam et

Model Model Arabaların Çarpışma Testi

crash_test
Arabadan hiç anlamam. O yüzden kafamın bir köşesine yazılmış olan “Dünyanın en sağlam arabası Volvo’dur” cümlesinin haklılığı konusunda yanılmam çok muhtemel. Ancak BURAYA girerek birçok model arasından dilediğiniz arabayı seçerek sağlamlığının en önemli testi olan çarpışma testi (crash test) videolarını ve sonuçlarını gözlerinizel görüp bir kanıya varabilirsiniz.

Bu arada Volvo epey sağlam görünüyor…