Etiket arşivi: Vatka

80’lerin En Güzel 100 Şarkısı

 

seksenler

 

80’ler benim için çok şey demek. Çocukluğumu yaşadığım o yıllar benim olduğu kadar jenerasyonum için de çok anlam ifade ediyor. 80’lerin ön plana çıkan görüntüleri şimdilerde bakıldığı zaman komik ya da antipatik görünse de bir çoğumuz için çok ama çok keyifli dönemlerdi.

herild_yani

Bundan 10 yıl sonra değişmiş görünen şeylerin aslında pek de değişmediğini yerini emsal akımlara bıraktığını göreceksiniz. O yıllarda “herıld yani”, “arif olan understand” gibi şu an “ıyyyyk” sesleri çıkartarak baktığınız popüler kültür ünlemlerinin yerini “iiyraaaaaançç”, “oha falan”, “naber hacı” gibi ifadelere almış mesela. Zamanın vatkaları, şalvar pantolonu ve kolej montlarının yerini bol düşük bel pantolonlar ve onları tamamlayan giyim tarzı, emolar, arkası uzun (affınıza sığınarak yazıyorum)  “tavuk götü” diye anılan modelin yerini ise jöleyle dim dik yapılmış garip saç stili aldı.

Değişmeyen şeylerse Converse ayakkabı ve geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz unutulmaz insan Michael Jackson.

Güzel şeyler de vardı. Mesela televizyon dizileri Cosby ailesi, Webster, Çarls İş Başında, Muhteşem İkili’de kuzen Lary ve Balky Bartokomus, Kara Şimşek, Miami Vice, Airwolf gibi zevkle izlediğimiz diziler.

Şimdiki gibi internetimiz yoktu. Dış dünyada olan gelişmeleri takip etmek için tek ya da iki kanal televizyon, o televizyonlarda saatini ezbere bildiğimiz müzik programlarında yayınlanan video klipler ve o klipleri kaydettiğimiz vhs, betamax kasetler vardı mesela.

Kaset doldurmak için boş kaset alıp mahalledeki kaset satan dükkanlara verir istediğimiz şarkılardan bir karma kaset yaptırırdık. Dj Hakan Gündüz vardı mesela. Çıkartmış olduğu Panaroma ve Gala isimli serisi olan kasetlerde o dönemin en hit şarkıları bulunur zevkle dinlerdik.

Madonna, Cyndi Lauper, Modern Talking, Aha, Duran Duran, Predator, Back To The Future, Terminator, Conan, Evil Dead, Exorcist, Star Wars, Aliens, Ghostbusters, Gamewatch, Atari, Commodore ve 80’lerin sonlarına doğru Amiga’da o dönemlere aittir. Yeniliklerin ve özellikle elektronik cihazların gelişiminin yeni ufuklara yelken açtığı ve şaşırtan gelişmelerin yaşandığı bir dönemdi. Şimdi varolan bir teknoloji üzerine ufak adımlarla gidilirken o dönemlerde atılan teknolojik adımlar çok daha büyük olabiliyordu. Daha önce görmediğimiz, duymadığımız şeyler bizlerde şu an yeni bir şey görmüş insandan daha fazla hayret uyandırırdı. Belki o zamanların güzel olmasındaki sır da budur.

converke_mj

Neyse lafı çok fazla uzattım dolandırdım ancak 80’ler denince üzerine hiç yazmayayım desem yine bu kadar çıkıyor. Gelelim konuya…

O dönemlerde zevkle dinlediğimiz belki şimdi adını unuttuğumuz ama farkında olarak ya da olmayarak her daim mırıldandığımız o güzel şarkılar. Hatırla desen 10 tanesi belki aklımıza gelir. Çok uğraşıp bir çoğunu bulmak mümkün ama internetin altını üstüne getirip dinlemek gerekli.

Tersninja.com da Landlord’un hazırlamış olduğu listede seksenlere ait en güzel 100 şarkıyı bulabilirsiniz. Bu zahmetli ve zevkli derleme için kendisine teşekkür ederim…

Zevksizliğin Tavan Yaptığı O Yılları Bir Daha Yaşamayalım

Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz 70’li yılların İsveç’li bir dans grubu. Banane 70’li yılların İsveç  dans gruplarından diyebilirsiniz. Fakat bu öyle bir şey ki o yıllarda sadece İsveç’i değil tüm dünyayı sarmış bir moda trendiydi. Amerika’da başlayan, Avrupa’da alevlenen ve tüm dünyada kendine taraftar bulan bir Zombi ısırığı gibi kolay bulaşan bu zevksizlik modası her ne hikmetse hızla yayılıyordu. Derken bir Amerikan filminde şalvar kot pantolonunun içine kazağını sokan tipler çıktı da 70’li yılların bu moda akımının üzerine bir çizgi çekti. Ama acı bitmedi…

80’li yıllar ayrı bir azaptı. Yukarıdaki bahsettiğim gibi kot pantolon içine sokulmuş kazak, t-shirt, takım elbise altına spor ayakkabı, yüksek vatkalar, lastik bandanalar, tayt giymiş Tolga Han dans grubu ve daha da kötüsü taklitleri, televizyonu açtığınızda Ahu Tuğba, Tecavüzcü Coşkun Pink Floyd eşliğinde nasıl beceriyorlarsa dans ederler, Hüyla Avşar, Nuri Alço, Yaşar Alptekin.Bunların hepsini bir diskoda düşünsenize. Hep beraber diskoda buluşur bizi topluca danstan soğuturlardı… Böyle olunca dans müzikle ruhun kesiştiği noktanın dışa vurumu değil öncelikle delikanlı fakat gerektiğinde hafif romantik olabilen ancak dans ederken karı gibi orasını burasını kıvırmayan, ağırlığını bozmayan, sadece kollarını oynatan tuhaf, kütük görünümlü Türk genci imajını doğrudu. İşte bizler bu günleri yaşadık. Ben ve benim gibi bir çok arkadaşım o günlerden kalma bir özürle artık dans edemiyoruz.

Sözün özü arkadaşlar, kardeşler bizler bu günlere gelene kadar bu acılara katlandık.

Ey Türk gençliği. Birinci vazifen bu kötü günleri unutmayıp yeni gelen nesillere aktarmak. Ola ki böyle akımları başlatmaya çalışan dahili ve harici bedbahtların ortaya çıkarsa dikkatli olun. Aman diyim. Yazıktır…

“Allahım. Sen şu mubarek günlerde böyle trendlerin dünyayı tekrar etkisi altına almasına izin verme Ya Rabbim!!”

Amin.