Etiket arşivi: yanma

Kemik Kırılmaları Hakkında Bilinmesi Gerekenler

2013’e girdiğimiz ilk günlerde kırılan bacağım sonrasında merak ettiğim konular sıralaması epey değişti. İnsan 2 ay yatınca bol boş düşünüyor elbet.
kirik_bacak
Kırıklar, kırık yaşanması durumunda yapılması gerekenler, kırık ne kadar zamanda iyileşir, ameliyatlık kırıklar, alçı, modern hibrit, silikon alçı ve her nedense sanki 100 yıldır aynı yöntemleri kullanıyormuşuz gibi gelen tedavi sürecinin gelecekte nasıl olacağıyla ilgili epey bir araştırdım, okudum.

Benim kırık tipim tibia kemiği uç kırığıydı. Kemiğim kırılırken bacaktaki kaslar da kısmen hasar görmüştü. Sonuç olarak ameliyatla bacağıma kalıcı platin takıldı ve 2 ay yatışın ardından (1 ay alçılı) ayağa kalktım şükür.
tibia_kirik
2013 yılının sonuna doğru sağını solunu kıranlar için iyi haberler var. Örnek olarak

İsveçli araştırmacılar kırık ve çıkıkların tedavisini kolaylaştıracak bir buluşa imza atmışlar. Kemikleri platinle tutturmak yerine yeni geliştirilen bir tür kemik yapıştırıcı sayesinde, kırıklar lokal anesteziyle onarılacak ve hasta birkaç gün içinde normal hayatına geri dönebilecek. Yapıştırıcı şimdilik test aşamasında. Şayet testlerde başarılı olursa 2013’ün sonlarında ameliyatlarda kullanılmaya başlayacak. Ancak o gün gelene kadar eski yöntemler hala geçerli. O yüzden ilgileniyorsanız yazının devamını okumanızı öneririm.

Öncelikle kırık nasıl anlaşılır? Merak edilen sorulardan biri…
Kırığı anlamak genellikle mümkündür. Bölgede aşırı şişme, morarma, ağrı, şekil bozukluğu başlıca belirtiler oluyor. Ancak bunlar yoksa bile yine de benzer bir sorun olabilme ihtimalini göz önünde bulundurmalısınız.

kirik_nasil_anlasilir
Öncelikle söylemeliyim küçük kırık, büyük kırık diye birşey yok. Yani her kırık ciddiye alınmalı ve hiç vakit kaybetmeden bir uzmana gösterilmeli. Özellikle açık, ameliyatlık kırıklar en tehlikelileri. İhmal edilmesi durumunda felç, kangren ve hatta açık kırıkta oluşan pıhtılaşmanın damar yollarında ilerlemesiyle ölüme kadar varacak sonuçlara yolaçabiliyor.

100 yıldır alçı…

Kırıklarda en büyük çileyi oluşturan şeylerden biri de alçı. “Bu çağda pranga kaldı mı?” diye düşünenleri hastanelerin ortopedi servislerine bi uğramalarını öneriyorum. O bilmemkaç kiloluk alçı insanın bacağında sanki durdukça ağırlaşıyor. Bir de yaz mevsimine denk gelmişseniz daha şanssızsınız. Terlersiniz kaşınırsınız, kaşınırsınız terlersiniz. Oysa ki uzun bir süredir hem hafif hem de çok daha kullanışlı hibrit ve silikon gibi alternatif alçılar var ancak bunlar çoğu hastenede kullanılmadığı gibi hasta böyle bir seçenekten haberdar dahi edilmiyor. Parasını ödeyip böyle birşey tercih edebilirsiniz.

alternatif_kirik_alci

Standart prosedürü izler ve klasik alçı yaptırırsanız şayet ameliyatlık bir durumsa ameliyattan sonra yarım alçı koyuyorlar bölgeye. Böylelikle alçı 3 günde bir  çıkartılıyor, pansuman yapılıyor. Özellikle ameliyattan sonra kesinlikle antibiyotikleri ve de ve eğer vermişlerse kan sulandırıcı iğnelerinizi ihmal etmeyin. Yaklaşık 10 gün kadar böyle sürdükten sonra eğer dikişleriniz düzgün tutmuş ve yaranızda enfeksyon yoksa tedaviye tam alçıyla devam ediliyor.

Attan düşenin halinden attan düşen anlar…

Yaşamış olduğum ayak kırığında beni en çok tedirgin eden şeylerden biri de ilk günlerde zaman zaman şişen bacağımın alçı içinde sıkışmasıydı. Bu rahatsız durum yüzünden insanın kafasından abuk subuk fikirler geçiyor. “Acaba bacağımdan kan geçiyor mu?”, “Acaba ters giden birleşler mi var?” gibi sorular kafasından geçiyor insan ve emin olamıyor. Bu durumda kendinize şöyle bir test yapabilirsiniz. Kırık bölgeye dokunun hissediyor musunuz? Şayet hissediyorsanız kan dolaşımınız öyle ya da böyle devam ediyor demektir. Bir diğeri de bölgede morarma var mı? Şayet morarma da yoksa endişe edecek birşey yok demektir. Kırık bölgeyi vücudunuzdan daha yüksek biryerde tutarak kan bölgedeki kan basıncını bir nebze azaltabilir, şikayet ettiğiniz durumdan az da olsa rahatlama sağlayabilirsiniz. Bunun dışındada yapabilecek fazla bir şey yok. Biraz sıkıcı da olsa yapmanız gereken başka birşeyler düşünmek.

Ameliyat oldunuz veya ameliyat olmadan bu sorunu ama alçı kaderiniz, kaçamazsınız. Hele hele kırık ayağınızdaysa başka sıkıntılar da sizi bekliyor.

Bir şekilde evinize döndünüz ve 1-2 ay kadar böyle bir dönem geçireceksiniz. Dedik ya kırık ayağınızdaysa diye; o zaman düzgün bir çift koltuk değneği mutlaka edinin. Ben doğrudan koltuk altına yaslananlardan tercih ettim ancak bir daha başıma gelirse böyle bir iş (umarım gelmez) dirseği yaslayabildiğim yarım koltuk değneklerinden tercih ederim. Kesinlikle çok farkediyor. Bir yere gitmek istediğinizde koltuk altınız yanmaya başlıyor ilk başta. Merdiven inmek, çıkmak tam bir bela. Ben koltuk değneğini sipariş ederken herhangi bir kıstas belirtmedim. Annem de tutmuş ucuz bir koltuk değneği almış. Bu koltuk değnekleri aleminyum alışımlı ve vidalı. Gece ev ahalisi uyurken sizin sabahı sabah edeceğiniz günlerin yakında olduğunu düşünürsek vidalı koltuk değneğinin gece evin içinde yürürken çıkardığı “çıt çıt” sesi uyuyan insanı uyandıracak kadar yüksek oluyor, ciddi söylüyorum. O yüzden değnek seçiminizde bunları göz önünde bulundurun.

Özellikle yatan hastaların en sık rastladığı ikinci hastalık “sabırsızlık”. Genelde merak edilen kemik kaynamasını hızlandıran şeyler nelerdir?
Kalsiyum ve D vitamini ağırlıklı beslenme kesinlikle tercih etmeniz gerekenler olmalı. Bunun için kalsiyum sandoz ve d vitamini ilaçları kullanmalısınız. Kemik iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Ayrıca anabolik steroidler de kemik gelişiminde ciddi bir etki yaratacaktır.

Kemik suyu çorbası, paça çorbası gibi kulaktan kulağa gelen efsanelerin aslında kırık kemiğin düzelmesi aşamasında kanıtlanmış hiçbir katkısı yok. Tadını seviyorsanız yiyebilirsiniz zararı da yok. Ancak bol yemeniz durumunda içerdiği yüksek besleyici değerlerle hareketsiz kaldığınızı da göz önünde bulundurursak 1-2 ay sonra gelişmiş kemiğinize ek olarak gelişkin bir göbeğinizin de olacağını müjdelemeliyim.